Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, akde aykırılık, birleşen dava işgal nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından ve davalılar vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince; Dava kiracı tarafından davalı ...'e karşı akde aykırılık ve diğer davalı şirkete karşı ise fuzuli işgal nedeni ile tahliye istemli olarak iki ayrı dava açılmıştır. Yargılama aşamasında her iki dava dosyası birleştirilmiş ve tek bir dava dosyası üzerinden iki ayrı dava olarak yargılama sürdürülmüş ve davalar ret edilmiştir, davalı yararına bir dava dosyası için vekalet ücreti takdir edilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8.maddesine göre, bir davanın takibi sırasında karşı dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda her dava için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. HUMK’nun 423/6 maddesine göre davayı kazanan taraf davayı bir vekil aracılığı ile takip etmiş ise haksız çıkan ve davayı kaybeden taraf yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye mahkum edilir. Davacı her iki davada tahliye isteminde bulunduğuna her iki davada ret edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9.maddesi gereğince ret edilen her iki dava dosyası için bir yıllık kira bedeli tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek nispi vekalet ücretinin davayı kazanan tarafa ayrı ayrı verilmesi gerekir. Davayı kazanan taraf lehine vekalet ücreti hakkında hüküm verilebilmesi için tarafların dilekçelerinde vekalet ücretini açıkça istemelerine de gerek yoktur. Mahkeme, istek olmasa bile davayı kazanan taraf lehine vekalet ücretine kendiliğinden karar vermekle yükümlüdür. Bu durumda, mahkemece birleşen dava dosyası nedeni ile davalılar vekili lehine ayrıca vekalet ücreti vermesi gerekirken yazılı şekilde tek vekalet ücreti verilmiş olması doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda 2 no'lu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı vekili lehine vekalet ücretine hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.