Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın Almanya adli makamlarına verdiği 18.03.2010 tarihli dilekçesinde havale tarihi olmamakla birlikte temyizin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;

1-Sanık ... hakkında kurulan red hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

2-Sanık ... hakkında icra iflas kanununa muhalefet, sanıklar ..., ..., ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede,
2000-2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK'nun 223/8.maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.