Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait çekici aracın 09.05.2014 tarihinde bir yıl süre ile 2...8 3-0 nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalı ... şirketi tarafından sigortalandığını, aracın 05.06.2014 tarihinde araçta bulunan yükü 28 araçlık konvoy ile Irak Ülkesi ... kentinin ... ilçesine götürmek üzere sınır kapısından geçtiğini, 10.06.2014 tarihinde ... kentinin ... ilçesinde bulunan ... Enerji Elektrik santraline yük boşaltılırken tahminen 30-40 kişilik bir grubun ellerinde silahlarla ve yüzleri kapalı bir şekilde aracı sürücüsüyle birlikte ve aynı konvoyda bulunan diğer arkadaşlarını elleri kelepçelenmek ve araçlarına el koymak sureti ile rehin aldıklarını, söz konusu örgütün Irak Şam İslam Devletine bağlı olarak faaliyet gösterdiğini, adı geçen örgüt tarafından fidye talep edildiğini, talebin yerine gelmemesi üzerine araca el konulduğunu ve sürücünün serbest bırakıldığını, talebin teminat kapsamında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL'lik zararın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu zararın müvekkili şirket nezdinde sigorta teminatı kapsamında olmadığını, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.9 maddesi uyarınca terör eylemlerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının dava öncesinde şirkete başvuruda bulunmadığını, sigorta sözleşmesinin yapılmasından itibaren ondört gün içinde bilgilendirmenin yapılmadığına yönelik herhangi bir itiraz yapılmadığından sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılması gerektiğini, başvuru sahibinin böyle bir itirazının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile poliçede yurtdışı terörizm teminatının bulunmadığının şerh düşülmüş olması sebebiyle, zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
A.Temyiz sebebleri;
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aracın yurtdışına sürekli gidip geldiğini, poliçenin özellikle yurdışında meydana gelecek zararların karşılanması için yapıldığını, sigortacının kendilerini bilgilendirmediğini, kararın hatalı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklı araç zararına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait sigortalı aracın Irak ülkesine sınır kapısından giriş yaptıktan sonra ... kentinin ... ilçesinde bulunan ... Enerji Elektrik santraline yük boşaltılırken tahminen 30-40 kişilik bir grup tarafından araca el koymak suretiyle rehin alındığı iddiası ile araç zararının tazmini için eldeki davayı açmış, mahkemece terör teminatının yurtdışında geçerli olmadığı, 14 günlük itiraz süresinde de sigortalı tarafından poliçe hükümlerine itiraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında 09.05.2014-09.06.2015 başlangıç ve bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi akdedildiği, araca yönelik verilen teminatların Yurt Dışını da kapsadığı, (Tüm Dünya), aracın çalınması halinin teminat içinde olduğu, herhangi bir sebeple Irak, İran ve Suriye'de meydana gelen hırsızlık ve yanma hasarlarında, sigorta bedeli üzerinden %25 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının (poliçenin 5. sayfası) düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilerek, terör teminatının yurdışında geçersiz olduğu gerekçesine dayanılmış ise de dosya kapsamından araca Irak ülkesinde kimliği belirsiz kişilerce el konulduğunun anlaşılması karşısında, zararın poliçedeki yurtdışı hırsızlık teminatı içinde kaldığının gözetilmemesi doğru olmamıştır.
Bu halde; dava konusu sigortalı aracın 05.06.2014 tarihinde Türkiye'den Irak'a çıkış ve yine ilerleyen tarihlerde Türkiye'ye geri giriş yapıp yapmadığının (Gümrük giriş-çıkış kaydı) ilgili Kamu İdaresinden araştırılıp gerekli yazışmaların yapılması, sonucuna göre de poliçedeki yurt dışı hırsızlık klozundan, araca el koyma olayının Irak'ta meydana geldiği ve teminat içi olduğu gözetilip, sigorta bedelinden %25 tenzilat yapılmak suretiyle zararın kapsamı belirlenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.