Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.12.2014 tarihinde davacı yaya kaldırımında yürüdüğü sırada, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı .... Ltd. Şti. adına trafikte kayıtlı ve davalı ... şirketine sigortalı kamyonetin hızlı gelerek yoldan çıkması neticesinde davacıya çarptığını, kaza neticesinde davacının birkaç kaburgasının, kalça kemiği, femur kemiği ile uyluk kemiğinin parçalı şekilde kırıldığını, bu nedenle davacının bakıma muhtaç kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ve malikinden kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 28.01.2016 tarihli açıklama dilekçesiyle maddi tazminat ayrıntılarını bakıcı ücreti 31.200,00 TL, hastane ev arası ulaşım ücreti 5.000,00 TL, ilaç ve protez gideri 5.000,00 TL olduğunu belirtmiş, 20.07.2018 tarihli dilekçeyle de bakıcı ücreti olarak (ileride bilirkişi incelemesi sonucu bulunacak rakama arttırılmak üzere) şimdilik 8.000,00 TL, toplu ulaşım araçları kullanılamayacağı göz önünde bulundurularak tedavi amaçlı ulaşım giderleri olarak şimdilik 1.000,00 TL, evde de fizik tedavi ve iğne enjeksiyon gibi tedavileri uygulandığından, tedavi masrafları olarak şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere kuruşlandırma dilekçesi sunmuştur.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; aracın davalıya sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalının temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, avans faizi istenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olmadığını, kaza mahallinde yaya üst geçidini ve trafik lambalarını kullanmayan davacının kusurlu olduğunu, davalıya ait aracın hızlı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat istemi ile açılan davanın kısmen kabulü ile 2.845,28 TL bakıcı gideri tazminatı, 100,00 TL yol gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.045,28 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden dava tarihi olan 21.04.2015 tarihinden itirabaren, davalı ... ve ... Bilgisayar Elektronik Şirketinden kaza tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat istemi ile açılan davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı ... ve ... Bilgisayar Elektornik şirketinden müştekeren ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davalı ... ..Ltd. Şti. vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf talebinin (dilekçesinin) HMK.nın 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince miktar itibariyle reddine, davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.07.2019 gün ve 2015/1014 esas-2019/550 karar sayılı kararının kaldırılmasına, buna göre HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca yeniden esas hakkında düzelterek karar verilmesi gerektiğinden; maddi tazminat istemi ile açılan davanın kısmen kabulü ile 2.845,28 TL bakıcı gideri tazminatı, 100,00 TL yol gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.045,28 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden dava tarihi olan 21.04.2015 tarihinden itibaren, davalı ... ve ... Bilgisayar Elektronik Şirketinden kaza tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat istemi ile açılan davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı ... ve ... Bilgisayar Elektronik şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kusurunun bulunmadığını, 90 yaşına yaklaşan müvekkilinin geçirdiği kaza sonrası tamamen yatalak ve başkalarının sürekli bakımına muhtaç hale geldiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların davacının kaza nedeniyle uğradığı zararı karşılamaktan çok uzak olduğunu, davacının %73 oranında özürlü olduğuna ilişkin rapor varken, maluliyetinin oluşmadığına yönelik raporu kabul etmediklerini, raporlar arasında çelişki oluştuğunu, dava konusu taleplerin, ispatlanamadığından bahisle büyük oranda reddedilmesi yerine, mahkemece re'sen araştırma yapılarak, hakkaniyete uygun bir karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının temyiz talebinin miktar itibariyle kesin olduğundan reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, davacının yaşı ve rahatsızlıkları itibariyle kaza öncesinde de bakıma muhtaç olduğunun nazara alınması gerektiğini, bakıcı giderinin ispatlanamadığından reddi gerektiğini, manevi tazminat isteminin reddi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin dava kabul - ret oranına göre taraflara paylaştırılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hükmedilen vekalet ücretleri de karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının kusurunun bulunmadığını, ispatlanamayan tedavi giderlerinin reddi gerektiğini, manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini belirtmiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaya konumundaki davacının yaralanması nedeniyle bakıcı gideri ile manevi tazminat yol ve tedavi gideri talebine ilişkindir.

1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... ve davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacı ...'nın dosya temyiz edildikten sonra 24.07.2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur(MK m.28.I) Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğini tespit için, bir ayrım yapmak gerekir.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı(veya mirasçılar tarafından) devam edilir. Mirasçıları da ilgilendiren davalar, ölen tarafın mirasçılarına karşı geçen alacakları, hakları veya mallarına (MK m.599)ilişkin davalardır. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır.
Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Ölen taraf davalı ise, davacı, davayı davalının mirasçılarının hepsine karşı birlikte devam ettirebilir.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir.
Buna göre, her ne kadar mahkemece temyize konu hüküm tesis edilmiş ise de; davacı ...'nın temyiz aşamasında öldüğü anlaşıldığından, mahkemece; öncelikle davacı ...'nın mirasçılarının davaya devam edip etmeyecekleri belirlenip, fiili duruma göre de ; dosya kapsamında düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olmayan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmakla davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak rapor alınıp sonucuna göre (davacının dava dilekçesinde açıkladığı taleplerine yönelik hesap yapılması durumunda davacının vefat ettiği tarih de dikkate alınmak suretiyle) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar ... ve davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılar ... ve ...'ne yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.