Ölenin eşi olarak suçtan doğrudan zarar gören sıfatına haiz ...'un 25.04.2014 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği ve ... 6. Noterliği tarafından 08.08.2014 tarihinde düzenlenen 4632 sayılı yevmiye numaralı vekaletname ile ...'un kendi adına asaleten, çocukları ..., ..., ... adına velayeten avukat ...'i yetkilendirdiği anlaşılmakla, her ne kadar savcı huzurunda verdiği beyanında, 25.02.2014 tarihli celsede ve 09.09.2014 tarihli celsede verdiği beyanlarında sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiş ve Mahkemece davaya katılmasına karar verilmiş ise de; şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması karşısında, ..., ..., ..., ...'un katılma kararları hukuki dayanaktan yoksun olup adı sayılan kişiler açısında katılanlar vekilinin hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı ancak yukarıda bahsedilen vekaletname ile ölenin kızı olup 1996 doğumlu olan .'un kendi adına avukat ...'i yetkilendirdiği ve duruşmada verdiği beyanında sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında avukat ...'in katılan ... Dindoruk adına katılan vekili sıfatıyla hükmü temyiz etme yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği yönünden hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık Ekrem Düvüncü yönünden;
... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/60 Esas, 2015/616 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 15.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 12 eşit taksitlendirmeye, karar verilmiştir.
Sanık ... Melemeci yönünden;
... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/60 Esas, 2015/616 sayılı kararıyla sanık ... Melemeci hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat karar verilmiştir.
A. Katılan . Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... Melemeci'nin olayda kusuru bulunduğuna,
2. Raporlar arasında çelişki olduğuna,
ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Katılan ...'un şikayetinden vazgeçtiği halde sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğine,
2.Sanığın Kuruma, elektrik kesintisi için telefon ile yaptığı başvurunun araştırılma talebinin dikkate alınmadan karar verildiğine
3.26.02.2015 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığına
4.Eser sözleşmesinin mevcut olduğu durumlarda, ... sahibinin ... güvenliği mevzuatı çerçevesince sorumluluğu bulunmadığına,
5. Usul ve Yasaya Aykırı Diğer Hususlara
ilişkindir.
1. Mahkemenin Kabulü
''Her ne kadar sanık ... Melemeci hakkında üzerine atılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan kamu davası açılmış ise de; sanığın evin sahibi olduğu, bu evin kullanımını kızı ve damadına tahsis ettiği ve evi kızı ve damadının kullandığı, evin boyanmasında ve boyacının bulunmasında sanığın herhangi bir takdir ve inisiyatifinin bulunmadığı, bu bağlamda evin maktule boyatılmasında ve evde gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması ve işçi sağlığı ve ... güvenliği mevzuatının uygulanması yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi bu hususların sorumluluğunun kullanım itibari ile damadına bıraktığı da anlaşılmakla, sanığın olayın oluşumunda kusuru olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde beraatine karar vermek gerekmiştir.
Sanık ...'nün savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından sanığın söz konusu dairenin kullananı ve sorumlusu olduğu, suç tarihinden önce boya yaptırmak için eleman aradığı ve güvenlik yönünden herhangi bir yeterliliği ve başka işte çalışması sebebi ile ruhsatı bulunmayan maktulün evi boyamakla görevlendirdiği, teras katında açıktan elektrik telleri geçmesine ve daireye olan uzaklığı çok az olmasına rağmen sanığın bu yönde maktulü uyarmadığı gibi gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını ve işin mevzuata göre güvenli bir şekilde yürütülmesini de sağlamakla yükümlü olduğu halde sağlamadığı, dolayısıyla meydana gelen taksirle ölüme sebebiyet verme olayında asli kusurlu olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına '' karar verilmiştir.
2. 19.10.2013 tarihli otopsi tutanağında, ...'un yüksekten düşmeye bağlı kafa travması, kafatası kırığı, beyin dokusu harabiyeti ve elektrik çarpması nedeniyle ölümünün gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.
3. Tanık .'ın 19.10.2013 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; kendisinin olaya konu yerde alçı işi yaptığını, alçı işini sanık ...'den aldığını, işini yaptığı sırada ölenin de olaya konu binanın terasında elinde uzun saplı boya fırçası ile boya işine başladığını ve saat 11.00 sıralarında elektrik akım sesi duyduğunu, sokağa çıkıp baktığında ölenin yerde yatar vaziyette olduğunu gördüğünü beyan etmiştir.
4. Sanık ...'nün 19.10.2103 tarihinde kollukta verdiği beyanında; 7-8 sene önce olaya konu binanın giriş katında ikamet etmeye başladığını, anılan yıl aralığında henüz üst katların yapılmamış olduğunu, olay günden 20 gün kadar önce olaya konu binaya bir üst kat ve teras yaptırdığını, 20 gün önce tadilatın tamamlandığını, anılan üst kat ve teras kat için alçı ve boya işine gereksinim duyduğunu, olaya konu binanın dış cephe boya işini tanıdığı olan ...'a verdiğini, olaya konu binanın teras duvarı ile elektrik telleri arasının tahminen 70-75 santimetre olduğunu beyan etmiştir.
5. Sanık ... Melemeci'nin savcı huzurunda ve duruşmada verdiği beyanlarında, olaya konu binanın kendisine ait olduğunu ancak ölen ile kendisinin boya işi konusunda anlaşmadığını, anılan yerde damadı ile kızının oturduğunu, olaya konu bina üzerinde tasarrufu olmadığını beyan etmiştir.
6. 16.12.2013 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi ve C sınıfı ... güvenliği uzmanı bilirkişilerinden oluşan heyet tarafından tanzim edilen raporda, yapının sahibi olan Remziye Melemeci'nin evin sahibi olması nedeniyle işveren olarak alması gereken ... sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadan çalışanların tehlike altında çalışmalarına müsaade etmiş olması nedeniyle, ...' nün ise işveren olarak alması gereken önlemleri almaması nedeniyle asli kusurlu oldukları belirtilmiştir.
7. 20.03.2014 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda, sanıkların, alması gerekli ... güvenliğine ilişkin önlemleri almayarak bir kişinin ölümüne, ...'nün yüzde kırkbeş oranında ve .'nin ise yüzde yirmibeş oranında kusurlu hareketleri ile neden oldukları belirtilmiştir.
8. 15.12.2014 tarihli elektrik bilirkişisi, inşaat mühendisi ve hukukçu bilirkişilerden oluşan heyet tarafından tanzim edilen raporda, olaya konu taşınmazın ruhsata aykırı olarak tadilat görerek 1. katta ve terasta 25 santimetrelik çıkıntılar yapıldığı bu nedenle elektrik hattı açısından yapılan ölçümlerde elektrik hattının, çatı korkuluk duvarının üst uç dış noktasında yatay yaklaşım mesafesinin 80 santimetreye indiğini oysa bu mesafenin 1 metre olması gerektiği, elektrik direklerinin nizami olduğunu ve genel hükümler dikkate alınarak sanıklardan Remziye Melemeci'nin taşınmazı ruhsat ve eklerine aykırı bir şekilde tadil ettirerek kişilerin can güvenliği açısından risk yarattığından yüzde yirmi oranında, sanık .'in tadilattan önce elektrik kesintisi için başvuruda bulunmayarak yüzde yirmi oranında olayın meydana gelmesinde kusurlu olduklarının tespit edildiği belirtilmiştir.
9. 26.02.2015 tarihli İTÜ Elektrik Fakültesi öğretim üyesi, İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyesi ile Ceza Usul Hukuku Ögretim üyeleri tarafından hazırlanan raporda, Ekrem Düvüncü'nün yeterli ... güvenliğini almamış olduğu, inşaatın yapılmakta olan işin güvenliği itibariyle elektrik idaresini, elektriğin kesilmesi konusunda uyarmadan işin yapılmasına izin verdiği ve yanında çalıştırdığı işçiye ... ekipmanlarını temin etmemiş olması nedeniyle asli kusur olduğunun, Remziye Melemeci'nin de ailenin reisi olması ve inşaatın yapım işlerini ve sorumluluğunu vekil olarak düşündüğü damadı Ekrem Düvüncü'ye bırakmış olduğu ve inşaatın yapımı dahil onarımı ile ilgili illiyet bağının olmaması nedeniyle kusursuz olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Sanık ... Düvücü'nün, kayınvaldesi olan sanık ... Melemeci'nin üzerine kayıtlı olaya konu evde ikamet ettiği, iki katlı ve terası bulunan olaya konu binanın dış cephesinin boya işini ...'a verdiği ve Tufan'ın olay günü dış cephe boya işini uzun metal saplı boya fırçası ile yaparken, fırçanın elektrik tellerine temas etmesi sonucu düşerek öldüğü anlaşılmıştır.
A. Katılan . Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
1. Sanık .i'nin Kusuru Yönünden;
Sanık ... ve sanık .'nin aşamalarda verdikleri beyanlarının birbirini doğrular nitelikte olup her ne kadar olaya konu binanın sahibi sanık ... ise de binaya eklenen üst kat ve teras yapım işi ve dış cephe boyama ve boya işinin ölene verilmesinde takdiri olmayıp sanık Ekrem'in direktifi ile anılan işlemlerin gerçekleşmiş olması nedeniyle Mahkemesince sanık ... hakkında takdir edilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Raporlar Arasında Uyuşmazlık Olduğu Yönünden;
Olaya ilişkin olarak tanzim edilen bilirkişi rapor içeriklerinin yukarıda izah edilen olay ile uyumlu tespitler içerdiği ve Mahkemesince hükme esas alınan 26.02.2015 tarihli bilirkişi heyet raporu, olay ve dosya kapsamı ile uyumlu olup hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden;
1. Katılan ...'un Şikayetinden Vazgeçtiği Halde Sanık Aleyhine Vekalet Ücretine Hükmedildiği Yönünden;
Ölenin eşi olarak suçtan doğrudan zarar gören sıfatına haiz ...'un 25.04.2014 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği ve ... 6. Noterliği tarafından 08.08.2014 tarihinde düzenlenen 4632 sayılı yevmiye numaralı vekaletname ile ...'un kendi adına asaleten, çocukları ..., ...,... adına velayeten avukat ...'i yetkilendirdiği anlaşılmakla, her ne kadar savcı huzurunda verdiği beyanında, 25.02.2014 tarihli celsede ve 09.09.2014 tarihli celsede verdiği beyanlarında sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiş ve Mahkemece davaya katılmasına karar verilmiş ise de; şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması karşısında, ..., ..., ..., ...'un katılma kararları hukuki dayanaktan yoksun olup adı sayılan kişiler açısında katılanlar vekilinin hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı ancak yukarıda bahsedilen vekaletname ile ölenin kızı olup 1996 doğumlu olan Duygu Dindoruk'un kendi adına avukat ...'i yetkilendirdiği ve duruşmada verdiği beyanında sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında avukat ...'in katılan ... Dindoruk adına katılan vekili sıfatıyla hükmü temyiz etme yetkisinin olduğu anlaşılmakla, sanık ... aleyhine, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
2. Sanığın Kuruma, Elektrik Kesintisi İçin Telefon İle Yaptığı Başvurunun Araştırılma Talebinin Dikkate Alınmadan Karar Verildiği Yönünden;
Dosyada mevcut 12.12.2013 tarihli . Elektrik Dağıtım A.Ş Genel Müdürlüğü yazısında, 21.06.2012 ile 19.10.2013 tarihleri arasında olaya konu yerde elektrik kesintisinin yapılmadığı ve böyle bir kesintinin talep edilmediğinin belirtildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 26.02.2015 Tarihli Raporun Hüküm Kurmaya Elverişli Olmadığı Yönünden;
Mahkemesince hükme esas alınan 26.02.2015 tarihli bilirkişi heyet raporu, olay ve dosya kapsamı ile uyumlu olup hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Eser Sözleşmesinin Mevcut Olduğu Durumlarda, ... Sahibinin ... Güvenliği Mevzuatı Çerçevesince Sorumluluğu Bulunmadığı Yönünden;
Eser sözleşmelerinde yüklenici, yaptığı işin uzmanı olup eser denilen sonucun gerçekleşmesini taahhüt eder. ... sahibinden talimat almaz, ona karşı bağımsızdır. Yukarıda izah edilen olayda ise ölenin asıl mesleğinin boyacılık olmadığı, lisede hizmetli statüsünde çalıştığı, geçimine katkı sağlamak için ek ... olarak boyacılık yaptığı dikkate alındığında, sanık Ekrem'in boya işini, işin ehline vermemesi nedeniyle mahkemenin de kabulünde olduğu gibi asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
5. Usul ve Yasaya Aykırı Diğer Hususlar Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
A. Sanık ..Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Gerekçe başlığı altında (A) bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/60 Esas, 2015/616 sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... Dindoruk vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Gerekçe başlığı altında (B) bölümünün birinci maddesinde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/60 Esas, 2015/616 sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık ... aleyhine takdir edilen vekalet ücretine ilişkin olan hükmün II. Bendinin 8. Paragrafında yer alan '' katılanlara verilmesine '' ibaresinin çıkartılarak katılan ... Dindoruk'a verilmesine '' ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.