SUÇLAR: Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli 2015/230 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteğinin, katılanın aşamalarda sanığın kendisine hakaret ve tehdit ettiğini belirtmesine karşın, bu beyanlar göz önüne almadan beraat karar verilmesine, vesaire ilişkindir.

A. Sanığın AVM'de temizlik görevlisi olarak çalıştığı, katılanın da aynı yerde bulunan iş yerinde kasiyerlik yaptığı, olay günü taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın katılana "O..., a..kayduğum, öldürürüm seni." diyerek hakaret ve tehdit ettiğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin Mahkemece, sanığın savunmasının aksini kanıtlayan, her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararları verildiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği görülmüştür.

C. Katılan aşamalarda istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.

D. Tanık ...'nın aşamalarda, tarafların birbirine bağırdığını ancak küfür ve tehdit sözlerini duymadığını, tanık ...'nın anlatımlarında, bağrışma sesi duyduğunu ancak konuşmaları duymadığını belirterek, tutarlı beyanda bulundukları anlaşılmıştır.

A. Sanık savunması ve tanık beyanları karşısında, Mahkemenin, katılanın anlatımlarının doğrulanmadığına ve sanığın cezalandırılması için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığına ilişkin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.