SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları, vb. Tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 22.01.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. Maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan şirkette sorumlu makine mühendisi olarak görev yapan sanığın, suça konu şantiye şefliği hizmet sözleşmesini tek yanlı olarak düzenleyerek, katılanın şirketinin kaşesi üzerine imza atmak suretiyle işçi alacaklarına ilişkin ilamsız takipte bulunmak suretiyle atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; sanığın savunmasında suça konu sözleşmedeki imzayı katılanın rızası dahilinde attığını, şirket alacağının bulunması nedeniyle icra takibi yaptığını savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın savunmasında belirttiği şekilde sanığın katılan şirkette hukuki bir alacağının olup olmadığının tespiti, hukuki bir ilişkinin varlığı halinde sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 159. maddesinde düzenlenen bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, hukuki bir alacağı bulunduğunun tespit edilmemesi halinde eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen "Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle" dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.05.2025 tarihinden karar verildi.