Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu davacıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralanan yolcu konumundaki dava dışı mağdur tarafından sigorta şirketi aleyhine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/742 E sayılı dosyasında iş gücü kaybı talepli tazminat davası ikame edildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından iş gücü kaybı oranının %11 olarak belirlendiğini, 14.11.2014 tarihinde müvekkili şirket tarafından yaptırılan aktüerya hesabına göre toplam 127.000,00 TL tazminat ödendiğini, sigortalı aracın sürücüsünün 0,55 promil alkollü olduğunu, kazanın salt alkolün etkisi nedeniyle gerçekleştiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 127.000,00 TL tazminatın 14.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay günü müvekkiline ait aracın sürücüsünün davacının oğlu olduğunu, İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/690 E sayılı dosyasındaki savunmasında "olay günü sürücüsü bulunduğu aracın tekerleğinin patlamasından dolayı bir an kontrolü kaybederek yol kenarındaki ağaca çarptığını, aynı yönde seyir halinde olan tescilsiz plakalı ve ehliyetsiz motosiklet sürücüsünün de arkadan kendisine çarptığını" belirttiğini, kazanın salt alkol etkisinde meydana gelip gelmediğinin araştırılması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından ödenen ve rücuen tahsili talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Dava başlangıçta İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup Mahkemece 12.09.2017 tarih ve 2015/279 Esas, 2017/791 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
12.09.2017 tarihli karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli kararı ile görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.09.2017 tarih, 2015/279 Esas, 2017/791 Karar sayılı kararın kaldırılmasına, davanın HMK'nun 114/c ve 115/c maddeleri uyarınca usulden reddine, dosyanın HMK'nun 20. Maddesi uyarınca görevli mahkeme olan İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın oluşumunda alkolün salt etkili olmadığı, ZMMS Genel Şartlarında düzenlenen davalı sigortalıya rücu edilmesinde yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda alınan bilirkişi raporunda alkol dışında kazaya etken olan hususun tespit edilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün düz yolda kontrolünü kaybettiğini, kazanın kandaki alkolün promil düzeyine ve objektif göstergelere göre salt alkolün etkisinde meydana geldiğinin açık olduğunu beyan etmektedir.

davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına aracın sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesiyle üçüncü kişiye ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.