Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.10.2016 günü müvekkili ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile ... İli istikametinden ... İlçesi istikametine seyir halinde iken, ... Mahallesi yolundan gelip ... İli istikametine kavşaktan geçmeye çalışan otobüs ile çarpışması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, aylarca yoğun bakımda kaldığını, belden aşağısının felç kalma riski ile karşı karşıya kaldığını, halen hastahanede tedavisinin sürdüğünü, trafik kazası tespit tutanağına göre kavşaktan geçmeye çalışan otobüs sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinde kaza sonrasında kalıcı hasar meydana geldiğini, bundan sonraki yaşamını ailesinin bakımına muhtaç olarak sürdüreceğini, bu nedenle ailesinin ve kendisinin mağdur olduğunu, kazadan sonra babası ... 'ün gerek oğlunun gerekse aynı kazada ağır yaralanan eşi olan ... 'ün ağır yaralanmasından dolayı çekmiş olduğu üzüntü ve stresten kaynaklı olarak kalp krizi geçirdiğini, müvekkilinin herhangi bir gelir kaynağı olmadığı için dava harç ve masraflarını yatıramayacağı ve bu nedenle adli yardım talep ettiğini, müvekkilinin bedensel zarara uğramasından dolayı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile, 120.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı araç işletenine ödetilmesini, müvekkilinin uğradığı bedensel zarardan dolayı yapmış olduğu tedavi giderlerine ilişkin fazlaya ilişkin talep dava ve hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın işleten yönünden olay tarihinden sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılara ödetilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, kaza raporlarında verilen kusur oranının kabul edilmediğini, bu nedenle uzman bilirkişiler kurulundan rapor alınmasının gerektiğini, ayrıca kaza sonrasında tutulan trafik kazası tespit tutanağının da kabul edilmediğini, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat miktarının davaya dayanak yapılan kazanın kusur ve oluşumuna denk düşmediğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, ileri sürülen kaza ile idare arasında illiyet bağı olmadığını, açıklanan ve mahkemece tespit edilecek nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava açmadan önce sigortaya başvuru zorunluluğunun yerine getirmediğini, dosyanın aydınlanması açısından dosyayı yeniden bilirkişi incelemesine tabi tutulması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte olayda yol kusuru nedeniyle tenzil yapılması gerektiğini, Karayollarının kazanın gerçekleştiği yere keskin bir viraj olduğuna dair herhangi bir uyarıcı tabela ve levha koymadığı, araç sürücüsü ...'in kusuru bulunmadığını tüm kusurun karşı araç sürücüsü ...'de olduğunu, davacının sakatlığının ve hasarının kalıcı olup olmadığının belirlenmesi açısından kapsamlı bir tıbbi heyet raporunun alınması gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olduğu kanaatine varılırsa faizin başlangıç tarihi davacı tarafın iddia ettiğinin aksine dava tarihi olması gerektiğini, davacıların olay tarihi itibarıyla faiz işletilmesi talebi mahkemece reddedilmesi gerektiğini, ticari faiz talebinin yasal olmadığı bu nedenle faiz oranına itiraz ettiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2020 tarih ve 2017/172 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulü ile 181.579,11 TL iş gücü kaybı tazminatının davalı işleten yönünden 20.10.2016 ve davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tedavi giderleri isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 36.000,00 TL'nin davalı işletenden 20.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı ... vekili ile davalı Belediye vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.20 20... /636 E., 2020/568 K. sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 181.579,11 TL iş gücü kaybı tazminatının davalı ... Belediyesi yönünden kaza tarihi olan 20.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...Ş. yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının tedavi giderlerine ilişkin talebinin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 36.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Belediye Başkanlığı'ndan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının az olduğunu, maluliyet oranını kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminat miktarı için ticari avans faizine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davalıya husumet yönetilemeyeceğini, davalının kusurlu olmadığını, manevi tazminata faiz verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne %80 kusur verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini beyan etmiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2020 tarih ve 2017/172 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan aktüer raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapıldığı, davacı vekili tarafından kararın istinaf edilmediği dikkate alındığında bu durumun davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturacağı, dolayısıyla hükmedilecek tazminat miktarının ancak ilk karardaki kadar olabileceği, tazminatın daha fazla olduğu kabul edilip taleple bağlı kalınarak hükmedilmesi doğru değil ve bozma nedeni ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/4 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve bu şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı onama harcının davacıdan alınmasına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mehkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.