Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A) Sanığa yükletilen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması eyleminden kurulan karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Sanığa yükletilen silahla tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmü ile mala zarar verme eyleminden kurulan karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün temyiz incelemesinde ise;
1) Sanık hakkında, katılanların evine doğru ateş etmesi sonucu camın kırılmasından dolayı mala zarar verme suçundan da dava açıldığı ve TCK'nın 106/3. maddesi gereğince ayrıca bu suçtan dolayı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, fikri içtima hükümleri uygulanarak mala zarar verme suçu ile ilgili olarak, karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi,
2) Sanığın, katılan ...'ın eşi, katılan ...'ın ise babası olan... ile aralarında önceye dayalı husumet bulunduğu ve bu husumetin kendisinde yaratmış olduğu öfke ile üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiği yönündeki savunması ile dosya içerisine alınan, bu savunmayı destekler soruşturma ve kovuşturma evrakının bulunması karşısında, olayın çıkışı ve gelişimi üzerinde durularak tehdit ve mala zarar verme suçları yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.