İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yasal süresi içerisinde, itiraz edilmesi nedeni ile İ.İ.K. 269/c maddesi gereğince itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılması talebinin kabulüne, takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmiş karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından Kocaeli 1. İcra Müdürlüğünün 2010/809 E. Sayılı takip dosyası ile ay ve günü belirtilmeyen 2005 yılı başlangıç tarihli sözleşmeye istinaden ödenmeyen 05.10.2008 ve 05.12.2009 tarihleri arasındaki aylık 350,00 TL den 15 aylık kira bedeli üzerinden takip yapılmış, davalı borçlu yasal süresi içersin de ödeme iddiasında bulunarak borca itiraz etmiş, yargılama sırasında da takibe konu aylara ilişkin ödeme yaptığına dair belgeleri ibraz etmiştir. Dosyaya sunulan belge ödenen kira paralarını gösterir listede 2008 Ekim ve Kasım ayları ödemeleri karşısında ödemeye ilişkin davacının olduğu beyan edilen imza bulunmaktadır.
İ.İ.K,'nun 68 maddesine göre Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder.
Olayımıza gelince; Davalı borçlunun sunduğu kira ödemelerine ilişkin belgede, 2008 yılı ekim ve kasım ayları ödemeleri imza karşılığında yapıldığının anlaşılmasına ve davacı alacaklı vekilinin de imzayı kabul etmemesine göre, Mahkemece, belgedeki imzaların davacı alacaklıya ait olup olmadığı hususunda İİK'nun 68/a maddedeki usulde inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davacı alacaklı vekilinin imzayı kabul etmediğinden, bu nedenle de davalı borçlunun itirazını kanıtlayamadığından bahisle, itirazın kaldırılması ve inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.