SUÇLAR: Birlikte tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-Sanık ... hakkında hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/1-4. maddelerinde düzenlenen hakaret suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, son kesme nedenini oluşturan 26/01/2011 tarihindeki sorgudan itibaren inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanık ... hakkında birlikte tehdit, yaralama ve hakaret suçları ile sanık ... hakkında birlikte tehdit suçundan kurulan mahkumşyet hükümlerinin temyizine gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanıkların tehdit suçlamasını kabul etmedikleri olayda, katılanların, sanıkların tehdit eylemine ve söylenen sözlere ilişkin aşamalarda değişen anlatımlarının bulunması, yine tanık ...’ın da, çelişkili anlatımları nedeniyle, bu çelişkilerin giderilmesi için alınan beyanlarında, farklı anlatımlarda bulunması karşısında, beyanlar arasındaki çelişkiler tartışılıp hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı da açıklanarak, sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanıkların babaları ile katılanlar arasında hayvan otlatma meselesinden tartışma çıktığı ve tartışma sırasında, babaları olan sanık ...’in yaralandığını öğrenen sanıkların, katılanlarla karşılaştıklarında meydana gelen olayda, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak, tarafların karşılıklı haksız tahrik oluşturabilecek eylemleri saptanıp, haksız davranışların öncelik sonralık durumu, etki-tepki biçiminde gelişip gelişmedikleri değerlendirilerek, sonucuna göre, sanık ... hakkında tehdit, sanık ... hakkında ise tehdit ve yaralama suçları yönünden TCK’nın 29. maddesi, ayrıca sanık ... hakkında hakaret suçu yönünden TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, gerekirken, somut bir değerlendirme yapılmadan ''ilk haksız hareket mağdurlardan kaynaklanmadığından sanıklar TCK 29. maddesindeki haksız tahrikten faydalandırılmamış'' şeklindeki yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b-Sanık ... hakkında silahla kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, sanığın suçlamayı kabul etmediği olayda, katılanların, yaralama eyleminin gerçekleştirilme şekline dair, beyanlarını değiştirmeleri gözönüne alındığında, katılan ... 'da meydana gelen söz konusu yaralanmanın, sert bir cisimle vurma ya da elle darp etme sonucu oluşup oluşmadığına dair rapor aldırılması, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ... müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.