Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında verilen kararda yasa yoluna başvuru konusunda, T.C.Anayasası’nın 40/2,5271 sayılı CMK’nın 34/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli açıklama ve uyarıların yapılmadığı anlaşıldığından, 12.03.2010 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve oluşa göre müştekinin işyerine fikir birliği içinde hareket edilerek birden fazla kişiyle birlikte girilerek gerçekleştirilen hırsızlık eyleminde, sanık hakkında TCK'nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gereğinin gözetilmemesi ve yakalandığında ...'ün kimlik bilgilerini vererek soruşturma ve kovuşturma aşamalarının anılan isim aleyhine başlatılmasını sağlayan sanığın gerçek kimliğinin, mağdurun cezaevinde bulunan bir şahsın kimlik bilgilerini kullandığını öğrenerek yaptığı şikayet üzerine ortaya çıktığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK'nın 269/1. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 24.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.