Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan ... ait taşınmaz üzerindeki 2 katlı kargir binanın ... Belediyesi tarafından 21.06.2018 tarihinde hiçbir sebep yokken bildirimde bulunulmaksızın ve bedeli ödenmeksizin haksız yere yıkıldığını, ... yazısında dava konusu binanın en yakın zamanda kamulaştırma işlemlerinin yapılacağından bahsedilirken 10.05.2018 tarihli encümen kararında ise binanın metruk yapı olduğunu ve tehlike arz ettiğinden bahisle yıkılmasının gerektiğinin belirtildiğini, dava konusu binanın tehlike arz eden bir yanı olmadığı gibi metruk bir bina da olmadığını, hal böyle iken yıkımına karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek müvekkillerinin haksız yıkım nedeniyle uğramış oldukları zararın tazminine ilişkin olarak fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin yıkım tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın mülkiyetinin davalı idarede olduğunu, dava konusu taşınmazın kullanımda olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, idarece yapının metruk, kullanım dışı, harabe bir yapı olduğunun tespit edildiğini ve yapının bu tespitlerden sonra yıkıldığını, davacı tarafça sunulan elektrik abonman sözleşmesinin mülkiyeti ispata yönelik hiçbir anlamının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 08.05.1996 tarihli ve ... yevmiye nolu resmi senet ile dava dışı ... tarafından davacı belediyeye kayıtsız ve şartsız ‘’bağış’’ olarak devredildiği, devir sırasında tapunun ‘’beyanlar - şerhler –hak ve mükellefiyetler’’ bölümünde herhangi bir açıklama ve beyan bulunmadığı, Kadastro Kanunu 19/2 maddesi uyarınca, muhdesatı meydana getiren ya da oluşturan kişinin, muhdesatı talep edebilmesi için tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydettirmesi ya da kadastro tespit çalışmalarının kesinleşmesinden sonra on yıllık yasal süre içerisinde muhdesatın kendisine ait olduğu hususunda dava açması gerektiği, davaya konu taşınmaz 1996 yılında davalı belediyeye kayıtsız ve şartsız ‘’bağış’’ olarak devredilmesine rağmen, taşınmazın devrinden yirmibeş yıl geçtikten sonra eldeki muhdesatın bedeli davası açıldığı, TMK’nın 6 84... inci maddeleri gereğince, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olduğu ve arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsadığı, bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girdiği ilkesinden hareketle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerindeki 2 katlı kargir binanın ... Belediyesi tarafından 21.06.2018 tarihinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde yıkıldığını, yapının metruk olmadığını, müvekkillerin murisi ...'a aidiyetinin dosya arasında yer alan inşaat ruhsatnamesi, dava konusu yapıya ait proje, yapı kullanma izin belgesi, elektrik abonman sözleşmesi ve bu sözleşmeye ait elektrik faturaları, müvekkillerinden ...'a davalı tarafından verilen dava konusu taşınmaza ilişkin borç hesap kartı ile sabit olduğu gibi dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile de dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisi ...'a ait olduğunun ispatlandığını, dava konusu taşınmazın müvekkillerine ait olduğunun ve müvekillerinin kullanımında olduğunun ... Belediyesi tarafından da bilindiğini, davaya konu taşınmazın yer aldığı 372 Ada,2 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kayıtlarının dosya arasına getirtilmediğini, mahkemece tapu kayıtlarının incelenmediğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

metruk bina olduğu gerekçesiyle haksız yıkıldığı iddia edilen binaya ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.