Lehe olduğu değerlendirilen 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına.

Dosya içerisinde aslı bulunan suça konu çekte TTK.nun 692. maddesinde öngörülen ve bulunması zorunlu unsurlardan olan “keşide yerinin” bulunmaması nedeniyle özel belge niteliğinde olduğu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddesinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 28.11.1999 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, duruşmaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.