Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/1. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilemeyeceği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;

1-Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, suçta kullanıldığı iddia edilen bıçağın ele geçirilememiş olması, katılanın soruşturma aşamasında, sanığın kendisini apartman girişinde tehdit ettiğini ifade etmesine karşın, kovuşturma aşamasında sanığın evde ablası ile beraberken kapı önüne gelip tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında, katılanın soyut ve birbiriyle çelişkili beyanları dışında sanığın mahkumiyetine dayanak olan delillerin neler olduğu yöntemince açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,

2-Kabule göre de; katılanın 24/10/2013 tarihli duruşmada, sanığın tehdit eylemini gerçekleştirdiği sırada yanında ablasının da olduğunu ve olaya tanık olduğunu beyan etmesi karşısında, katılanın beyanında geçen tanığın usulüne uygun olarak dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.