Silâhlı tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Yasanın 51/1 maddesi uyarınca ertelenmesine, adı geçen Yasa'nın 53/1-a-b-d-e. bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, 53/1-c. bendindeki haklardan koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2011 tarihli ve 2010/141-2011/61 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 08.06.2011 gün ve 32947 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2011 gün ve 229249 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/3. maddesinde yer alan "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. " şeklindeki hüküm karşısında, yazılı şekilde hapis cezası verilip ertelendikten sonra aynı Yasa'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğuna koşullu salıverme tarihine kadar olmak üzere karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilmektedir.
5237 sayılı T.C.Y.'nın 53. maddesinin 1. fıkrasında, "Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekte b)Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, c)Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d)Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e)Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır." 2. fıkrasında, "Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu haklan kullanamaz." 3. fıkrasında ise, "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen somut olayda, mahkemece hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenmesine karşın, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrasındaki sınırlandırıcı hüküm gözetilmeden, sanığın aynı yasa maddesinin 1-c fıkrasında belirtilen "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilme tarihine kadar" yoksunluğuna karar verildiği görülmektedir. Mahkemenin T.C.Y.'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğuyla ilgili aynı yasa maddesinin 3. fıkrasındaki sınırlandırıcı hükmü dikkate almayan uygulamasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, tehdit suçundan sanık ... hakkında, Samsun 5.Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 17.02.2011 gün ve 2010/141-2011/61 sayılı kararın, 5271 sayılı CYY.nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, belirtilen hukuka aykırılığın anılan Yasa maddesinin 4/d fıkrasına göre Yargıtay tarafından giderilmesi gerekmekle; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1-c maddesi uyarınca hükmedilen hak yoksunluğunun başına "kendi alt soyu üzerindekiler hariç olmak üzere" ibaresinin eklenmesine, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.