SUÇLAR: Silahla tehdit, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıktan ele geçen kurusıkı tabanca ile ilgili İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının raporunda, namlu içerisinde ve ortasında boşluk bulunan gaz ayırıcı parçası gibi teknik özelliklerinde sonradan değişlik yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulgu ve emarenin olduğuna ilişkin tespit olmaması, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporunda da “namlu içerisinde bulunan, gaz ayırım parçasının iç çapına uygun saçma tanesi veya özel şekil ve nitelikteki benzeri maddelerin konulması suretiyle elde edilen fişekleri de atabilecek özellikte olduğunun belirtilmesi, sanıkta tadil edilmiş bilyeli mermi ele geçirilememiş olması karşısında, sanığın aşamalarda suça konu silahın kurusıkı tabanca olduğuna ilişkin savunmasının aksine ele geçen tabancanın vasıflarını bilerek bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, sanığın beraati yerine yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Sanığın, daha önce mağdur ... tarafından kullanılmak üzere kendi adına kredi çektiği halde mağdur tarafından borcun zamanında ödenmediği, olay günü de mağdurun, yüzüne karşı ve telefonla kendisine hakaret ettiğine dair savunması karşısında, olayın başlangıç sebebi üzerinde durularak silahla tehdit suçu yönünden TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3) Silahla tehdit ve kabule göre de 6136 sayılı Yasaya aykırı davranma suçları yönünden; sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihleri itibariyle engel oluşturmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak takdiri indirim uygulanan, tekrar suç işlemeyeceği kanaatıyla hakkında verilen hapis cezası TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenen sanık hakkında diğer koşullar değerlendirilmeden, “evveliyatında HAGB kararıyla ilgili mahkumiyeti bulunduğu” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 30.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.