Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı ... ...'in sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu sürücü ... vefat ettiğini, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/457 esas sayılı dosyası ile sürücü ... eşi ve çocuğu ile babası lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, bu nedenle Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2016/3329 esas sayılı takip dosyasına 10.02.2016 tarihinde ... eşi ... ve çocuğu ... ile babası ... için toplam 194.569,54 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ve sigortalı araç sürücüsünün alkollü ve %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek ödenen 194.569,54 TL'nin rücuen aracın maliki davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın rücu istemine konu olan Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/457 esas sayılı dosyasında görülmekte olan davanın, davalı müvekkiline ihbar edilmediğini, davacı tarafın davasına dayanak yapmış olduğu ve aynı zamanda davalı olarak yer aldığı Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/457 esas sayılı dosyasında takdir yetkisi olarak değerlendirilemeyecek büyük hukuki eksiklikler ve yanlışlar yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde sürücü ... 'in vefat ettiği ve hak sahipleri lehine Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/457 esas sayılı dosyasında tazminata hükmedildiği, kaza esnasında araç sürücüsünün alkollü olduğu, nöroloji uzmanından alınan 26.01.2021 tarihli raporda, dava konusu kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğinin belirlendiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.c maddesinde sigortacının, aracın uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında meydana gelen zararları sigortalıya rücu hakkının bulunduğunun düzenlendiği, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/457 esas sayılı dosyasında destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla hak sahiplerinin dava açtıkları ve davalılara ölüm nedeniyle doğrudan üzerlerinde doğan destekten yoksunluk zararı nedeniyle ödeme yapıldığı, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/457 esas sayılı dosyasında hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatının 142.980,58 TL olarak belirlendiği ve mahkemece bu tutar üzerinden hüküm tesis edildiği, davalının, söz konusu dava dosyasında taraf sıfatının olmaması nedeniyle davalı yönünden kesin hüküm teşkil etmediği, ancak güçlü delil niteliğinde olduğu, davalı tarafın miktar yönünden itirazı olması nedeniyle mahkemece aktüerya bilirkişisinden alınan 26.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 164.014,61 TL olarak hesaplandığı, bu durumda Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/457 esas sayılı dosyasında alınan aktüer bilirkişi raporu davalı lehine olduğundan ve davacı tarafça da bu rapor ve mahkeme kararı üzerinden ödeme yapıldığından mahkemece destekten yoksun kalmaya ilişkin gerçek zararın 142.980,58 TL olarak kabul edildiği, her ne kadar davacı tarafından icra dosyasına ödenen 194.569,54 TL'nin tahsili talep edilmiş ise de; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 09.04.2015 tarihli, 2013/17397 Esas ve 2015/5694 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/457 esas sayılı dosyasında, davalı sigortalının taraf olarak yer almaması ve davanın ihbarı suretiyle davadan haberdar edilmemesi nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu gerçek zarar miktarının 142.980,58 TL olduğu ve bu tutara isabet edecek olan ilk dava tarihi 17.11.2014 tarihinden, icra dosyasına ödeme tarihi olan 10.02.2016 tarihine kadar işlemiş olan 15.864,97 faizden sorumlu olduğu, ilk davadaki vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 142.980,58 TL asıl alacak ile 15.864,97 TL faiz olmak üzere toplam 158.845,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 142.980,58 TL asıl alacağa 10.02.2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, söz konusu delillerin değerlendirilerek tartışıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, dava dışı Ahmet Arasan'ın desteğinin kaza sonucu vefatından dolayı destek tazminatı talep edebileceği, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/457 esas sayılı dosya içeriği ile davanın ihbar edilmemesi karşısında ve dosya içerisinde mevcut konusunda uzman bilirkişiden alınan rapor karşısında, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacı şirketin rücu hakkının doğabilmesi için davalı işletene ihbar zorunluluğu bulunmadığını, ihbar tarihinin sadece faiz tarihini belirleyen bir husus olmakla rücu hakkı ödeme ile doğduğundan ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz istendiğini, bu nedenle işleten davalının anapara dışındaki faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin güncel içtihatlarında da belirtildiği üzere kendi kusurundan kaynaklı olarak yaşamını yitirmiş olan kimselerin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kapsam dışı tutulduğunu, araç sürücüsü ... 'in tamamen kendi kusurundan kaynaklı olarak kazayı gerçekleştirdiğini ve dava konusu kazada hayatını kaybettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/457 esas sayılı dosyasında görülmekte olan davanın gerek davalı müvekkiline ihbar olunmaması ve gerekse kasten veya ihmalen kanunların emredici hükümlerine ve hakkaniyete aykırı şekilde takip edilmesinden dolayı davalı müvekkilinin kasten zarara uğratıldığını, bu nedenle davacının kendi kusuru, ihmali ve kötü niyetinden doğan tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, davalı müvekkili her ne kadar resmiyette araç maliki ve sözleşme tarafı olarak görünmüş ise de fiili olarak araç maliki konumunda olmadığını ve zorunlu trafik sigortası poliçesinde taraf olarak imzası bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adiye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davacı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araç sürücüsünün vefatı nedeniyle vefat eden sürücünün yakınlarına ödenen tazminatın davalı işletenden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve özellikle kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.