6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'nun, anılan Kanun'un 15/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000 ve 375 yeni Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bitlis Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2007 tarihli ve 2006/185 esas, 2007/63 sayılı kararının infazı sırasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden uyarlama talebi üzerine, sanığın beraatine dair (BİTLİS) Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2009 tarihli ve 2008/39 esas, 2009/313 sayılı kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde yer alan, "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." hükmü karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığından bahisle beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.10.2012 gün ve 60971 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 19.11.2012 gün ve KYB-2012/282343 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

Hükmün kesinleşmesinden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile CMK.nun 231. maddesi uyarınca yapılan değişiklik üzerine 5275 sayılı Yasanın 98. maddesi uyarınca yapılan, uyarlama yargılamasının, yeni yasanın uygulanması koşullarının belirlenmesi amacı ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama

olup, itiraza tabi bulunduğu, bu yargılama sonunda verilen kararın sonradan yürürlüğe giren lehe yasanın hükümlü lehine uygulanması ve infaz yeteneği bulunan ilk hükmü değiştirmekten ibaret ve infaza ilişkin olduğu gözetilmeden kesin hükmün otoritesi ilkesine aykırı olarak hükmün kesinleşmesi nedeniyle yargılamanın yenilenmesi yoluyla sorunun çözülmesi gerekirken, dosya kapsamındaki delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle daha önce verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararı yerine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinden bahisle 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden beraat kararı verilmesi,

Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Bitlis Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2009 gün, 2008/39 esas ve 2009/313 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), infazda aleyhe değiştirmeme yasağı uygulanamayacağından müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.