6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 13/1,765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 72 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 1.201.590.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Taşköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2000 tarih ve 2000/30 esas, 2000/48 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün sabıka kaydının silinmesi talebinin 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2/2. maddesi gereğince kabulüne ve ilâmın adlî sicil arşiv kaydından silinmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 13.09.2010 tarihli ve 2010/48 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;

5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın suçlarının Anayasanın 76. maddesi ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında kaldığı, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.11.2012 gün ve 61674 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 19.11.2012 gün ve KYB/2012-282349 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunun geçici 2. maddesinde, suç tarihi gözönüne alınarak aynı Yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşullar
düzenlenmiş olmakla, talep sahibinin mahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda bulunduğu, bu nedenle yürürlükten kaldırılan 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8. maddesinde belirlenen koşullar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara dair adli sicil kayıtlarının mahkemece verilen silme kayıtlarına dayanılarak ve Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adli sicil kaydından çıkarıldığı belirtilen madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Yasanın 10. maddesine göre istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı kanunun 12. maddesinde sayılan koşullar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, sözü edilen bu durum karşısında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, bu kaydın arşiv kayıtlarından çıkarılmasına karar verilmesi,

Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Taşköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2010 gün, 2010/48 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.