Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 156 ada 16 parsel sayılı 12772.10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu 156 ada 16 parsel sayılı taşınmaza tespit tarihinden önce 20 yılı aşkın zamandır davalının zilyet olduğu davacının da kabulündedir. Davacı vergi kaydına tutunmuştur. Vergi kaydı mülkiyet belgesi niteliğinde olmayıp zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemez. Öte yandan, dosyadaki bilgi ve belgelere göre taraflar arasında mirasçılık ilişkisi de bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca, davacının kazanımı sağlayan zilyetliğinin bulunmadığının kabulü zorunludur. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 26.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.