HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar ..., ... ile ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/41 Esas, 2021/24 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. Maddesi delaletyle aynı kanunun 158/1-L-son, 158/3, 43/1,62,52/2-4,53. Maddeleri (ayrıca sanık ... hakkında TCK 58. maddesinin tatbiki) uyarınca 10... ay 7 gün hapis ve 468.740 TL adli para ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1574 Esas, 2021/2275 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

1.Sanıklar ..., ... ile ... müdafiinin temyiz isteği; duruşma talepli olarak, delil takdirinde hataya düşüldüğüne, mahkemenin uygulama hükümlerine, eksik inceleme karar verildiğine, suçun işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğine, savunma haklarının kısıtlandığına, suçun işlenmediğinin sabit olduğuna ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçun vasfına (TCK mad. 157/1 olur); TCK mad. 158/3. Maddesinin suç tarihi itibari ile uygulama imkanı bulunmadığına, savunma tanığı dinlenilmeden karar verildiğinden savunma hakkının ihlal edilmiş olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığına, suçlamalar ile bir ilgisi bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve kastının bulunmadığına ilişkindir.

TCK'nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği halde, olay kapsamında elde edilen haksız menfaat miktarının 496.869.TL olduğu cihetle, adli para cezasına esas temel gün sayısının 49.686 gün olarak belirlenmesi yerine 15.000. gün şeklinde belirlenerek sanıklar hakkında eksik adli para cezaları tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar ..., ... ile ... müdafii ile sanık ... müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiş ve temyize konu kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanıklar ..., ... ile ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. Maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Boyabat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.07.2025 tarihinde karar verildi.