Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... 1. İdare Mahkemesinde dava dışı ..., ..., ... vekilleri tarafından müvekkili ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan 2007/1540 Esas sayılı davada 02.06.2006 tarihinde 369. sokak (... Evler önü) üzerinde meydana gelen kazada davacıların murisleri ...’ün vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde yapılan kazı çalışması sonucu yolda oluşan çukurun etkili olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, idare mahkemesindeki davada diğer davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekilinin 05.10.2007 tarihli cevap dilekçesinde olay tarihinde kazanın meydana geldiği alanda yol çalışması yapılmadığını, yaptıkları araştırma neticesinde çalışmanın ... Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Ticaret Ve Taahhüt AŞ tarafından yapıldığının anlaşıldığını beyan ettiğini, kaza tarihinde müvekkili belediye tarafından yapılmış bir çalışmanın da bulunmadığını, zira, yolun, onaylı imar planında 20 metre genişliğinde bir yol olup, ... Büyükşehir Belediyesinin yetki ve sorumluluk alanında kaldığını, ... 1. İdare Mahkemesinin 06.11.2009 gün, 2007/1540 Esas – 2009/1526 Karar sayılı kararıyla kazanın meydana geldiği alanda kazı çalışmasının bulunduğu, bu alandaki çalışmanın ... isimli şirket tarafından yürütüldüğü, faaliyetin esasen altyapı çalışması niteliğinde olduğu ve ... Büyükşehir Belediyesi Altyapı Koordinasyon Merkezi’nin (...) izni olmaksızın yürütülmesine olanak bulunmadığı, ancak anılan şirket tarafından davacılar murisinin ölümüne yol açan sokakta kazı yapabilmek amacıyla 03.04.2006 tarihinde yapılan ruhsat talebinin 01.08.2006 tarihinde kabul edilerek adına ruhsat düzenlendiği, bu nedenle kazanın olduğu tarihte anılan şirkete kazı yapılabilmesi için Büyükşehir Belediyesi tarafından verilmiş bir iznin bulunmadığı ve yürütülen kazı çalışmasının izinsiz kazı niteliğinde olduğu, ancak bu alanda şirket tarafından ruhsatsız kazı yapılıyor olması durumunda dahi idarenin yol güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle ...’nı maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü tuttuğunu, müvekkili belediyenin ... mirasçılarına 17.02.2010 tarihinde 117.669,63 TL ve 07.05.2010 tarihinde 3.756,00 TL olmak üzere toplam 121.425,63 TL ödeme yaptığını, ... 1. İdare Mahkemesinin 2007/1540 Esas – 2009/1526 Karar sayılı kararının taraflarınca temyiz edildiğini, bu durumda, kazanın meydana geldiği alanda davalı şirket tarafından ruhsatsız kazı yapıldığının tartışmasız olduğunu, bu durumun ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın beyanlarından ve ... 1. İdare Mahkemesi kararından açıkça anlaşıldığını, ... nezdinde yapılan araştırmada da aynı tarihlerde belediye veya başka kuruluş tarafından yapılmış hiçbir altyapı çalışmasının olmadığının anlaşıldığını, buna göre, 121.425,63 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı şirketten rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dağıtım lisansı gereğince bir bölgede çalışma yapmadan önce kazı ruhsatı için başvuru yaptığını ve ruhsat aldıktan sonra kazı çalışmalarını gerçekleştirdiğini, davacı tarafın iddialarının aksine 369. Sokak’ta 02.06.2006 tarihinde müvekkili şirket tarafından yapılmış bir kazı çalışmasının bulunmadığını, müvekkili şirketin ...’nin kazı ruhsatı çerçevesinde 02.08.2006 tarihinden sonra kazanın meydana geldiği yerde çalışmaya başladığını, nitekim, bazı kazı çalışmalarına 02.08.2006 tarihinden sonra başlandığı hususunun 03.07.2007 tarihli yazısıyla ... Belediye Başkanlığı’na bildirildiğini, belirtilen tarihten önce ruhsatsız bir kazı çalışmasının bulunmadığını, bu yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, esasen, kaza alanındaki doğalgaz çalışmalarını gerçekleştiren yüklenici firmanın kazı çalışmalarına planlanan tarihte dahi başlayamadığını, kazı ruhsatı alındıktan sonra gecikmeli olarak çalışmaya başladığını, yüklenici firmanın çalışmalara geç başlayacağı yönündeki 19.06.2006 tarihli dilekçesini de ibraz ettiklerini, ... 1. İdare Mahkemesinde açılan davanın müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, anılan davada müvekkili aleyhine olan ibraz edilmiş belgelerin ve beyanların kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia edildiği şekilde kazanın olduğu tarihte kazaya neden olan kazının davalı ... AŞ veya onunla sözleşme yapan yüklenici firma tarafından ruhsatsız şekilde gerçekleştirildiği hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek kazanın meydana geldiği alanda davalı şirket tarafından ruhsatsız kazı yapıldığını, bu durumun ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının beyanlarından ve özellikle ... 1.İdare Mahkemesinin anılan kararının gerekçesinden açıkça anlaşıldığını, ... Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi nezdinde yapılan araştırma sonucunda aynı tarihlerde belediye ya da bir başka kuruluş tarafından yapılmış hiçbir alt yapı çalışmasının olmadığının anlaşıldığını, davalı şirketin ruhsatsız kazı çalışması yaptığı kesinleşmiş idare mahkemesi kararları ile de sabit olduğundan davanın reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile en azından davalı şirketin müterafik kusur oranının tespit edilerek sorumlu olduğu miktar yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
Uyuşmazlık, idare mahkemesi kararı uyarınca hizmet kusuruna dayalı ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kazanın gerçekleştiği alanda davalı şirket tarafından kazı yapılıyor olması durumunda dahi sorumluluğun yol güvenliğini sağlamakla görevli olan davacı idarede olmasına, dosyada bulunan tutanak ve bilirkişi raporlarıyla zarara konu olayın gerçekleştiği 02.06.2006 tarihi itibariyle davalı şirket adına verilmiş bir ruhsat ve kazı izni bulunmayıp olay tarihinden sonraki talep ile 01.08.2006 tarihinde ruhsatın düzenlendiği, davalı şirket veya onun adına işi yapan yüklenicinin ruhsat tarihinden önce kazı çalışması yapmış olduğu iddiasının somut bir delil ile kanıtlanamadığının anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.