Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 179/3. maddesi yollaması ile 179/2, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair ... (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 19/09/2012 tarihli, 2012/127 esas, 2012/309 karar sayılı kararının 08/10/2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 16/04/2015 tarihinde TCK’nın 155/2 maddesinde tanımlanan güveni kötüye kullanma suçunu işlediği ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 05/04/2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2016 tarihli, 2016/421 E. 2016/615 K. sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1- İncelenen dosyada, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/305 esas, 2016/95 karar sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesinde düzenlenen hali ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesinde düzenlenen hali ile güveni kötüye kullanma suçunu uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar kapsamına alındığından, yapılan Kanun değişikliği gereği sanık hakkındaki ihbara konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/305 esas, 2016/95 karar sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Bozma ilamına uyulduğu takdirde, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadıysa, hükmün açıklanmasında isabetsizlik olmayacağı ve sanığa isnat edilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK'nın 179. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen temel ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ve 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''Basit yargılama usulü'' düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda CMK'nın 251. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerekeceği;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.