Asıl dava dilekçesinde 5500 TL için icra takibine vaki itirazın iptali icra inkar tazminatının, birleşen davada ise 1.690,75 TL için icra takibine vaki itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm asıl davacı-birleşen davanın davalısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, asıl davada (depozito alacağı) davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibi yaptığına ilişkin delil bulunmadığından, davalı tarafın kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmuş olması doğru görülmemiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2.fıkrasının hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine" fıkrasının yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.