Suçlar: Hakaret, şantaj, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel
Hakaret suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ile şantaj, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı, mahkemece kararın temyize değil, itiraza tabi olduğu gözetilip, katılan vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi için CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca dosyanın merciine gönderildiği ve ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2015 tarihli, 2015/340 değişik ... sayılı kararıyla katılan vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmakla; dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Sanığın şantaj suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Evli ve iki çocuklu 43 yaşındaki katılan ...’un, oto galerisinde çaycı olarak işe aldığı ve ilerleyen süreçte duygusal olarak yakınlaştığı 20 yaşındaki sanık ... ile olan ilişkisini bitirmek ve sanığı işten çıkarmak istediğinde, sanığın, katılana, cinsel ilişkiye girdikleri anlara ilişkin görüntüleri kastederek, “Beni işten çıkartamazsın, elimde videolar var, eğer çıkartırsan ailene, akrabalarına, arkadaşlarına gönderirim” şeklindeki tehditleri ile şantaj bulunmasından dolayı katılanın sanığı işten çıkaramadığı gibi onun her isteğini de yerine getirmeye çalıştığı, bu kapsamda, katılanın, sanığın kredi kartı borçlarını ödediği ve ona telefon alıp, kendisine bir de ... tahsis ettiği iddialarına dayalı olarak, sanık hakkında şantaj suçundan kamu davası açıldığı olayda;
Şikayet dilekçesi ekinde sanığın ablasının hesabına para yatırıldığına ve kredi borcunun ödendiğine dair banka dekontları, şantaj iddiasının delili olarak dosyaya sunulmuş ise de, sanığın, katılanın eşinden boşanıp, evleneceklerini söyleyerek ve kendisiyle birlikte olabilmek için birçok vaatte bulunduğunu, kendisine telefon hediye ettiğini, doğum gününde pırlanta yüzük aldığını, bazı harcamalarını karşılayıp, kredi kartı borçlarını ödediğini beyanla suçlamayı kabul etmemesi ve sanık tarafından katılana ve katılanın kardeşi olan tanık ...’a gönderilen mesaj içeriklerinde şantaj iddiasını doğrulayan herhangi bir ibare bulunmaması karşısında, sanığın, mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine ilişkin yerel mahkemenin kabul ve uygulmasında dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin temyiz sebeplerinin reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
C) Sanığın görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Dosya kapsamına göre, 20 yaşındaki sanık ...’nın, evli, iki çocuklu ve 43 yaşındaki eski patronu katılan ...’la aralarındaki gayriresmi ilişkinin devam ettiği dönemde, katılanla cinsel ilişkiye girdikleri anlara ilişkin görüntüleri, “kalem kamera” tabir edilen bir cihazla gizlice kaydettiği iddiasına dayalı olarak, sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kamu davası açıldığı olayda;
Sanığın, “kalem kamera”nın katılan tarafından alındığını, onun bilgisi dahilinde çekim yapıldığını ve bu görüntüleri katılanın eşine gönderdiğini beyanla çekimin “kalem kamera” ile yapıldığını kabul etmesi, katılanın kardeşi olan tanık ...’ın, “…... ağabeyimle olan cinsel ilişkelerine ilişkin görüntüleri benim cep telefonuma Whatsapp'tan göndermesi ile benim olaydan haberim oldu…görüntüleri gördüğümde şok olmuştum. Böyle bir şeyin nasıl olabileceğini, bunun şantaja kadar gidebileceğini, aile bağlarını zedeleyebileceğini söyleyerek görüntüleri silmesini istedim. O da benden yüz yüze görüşme talebinde bulundu. Görüntüleri de birlikte getirmesini rica ettim… bunun üzerine bir dolma kalem içine yerleştirilmiş kamera ve görüntüleri getirdi. Gözlerimin önünde imha edip kırdı… Bu olaydan üç ay sonra, ağabeyimin eşi .....yı telefon ile arıyor, ağabeyimle ilişki yaşadığını, ispat edebilmek için de görüntüleri kendisine gönderebileceğini söylüyor ve gönderiyor…” biçimindeki anlatımı, çekimin yapıldığı cihazın niteliği, sanık tarafından çekildiği iddia olunarak bir zarf içinde dosyaya konulan CD kırık olup, şikayete konu görüntünün çözümünün yaptırılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için, katılanın eşine gönderilen şikayete konu görüntü, katılandan ve/veya katılanın eşinden temin edilip, incelenerek ve gerektiğinde alınacak bilirkişi raporuyla; görüntünün içeriği, katılanın, çalışır vaziyetteki kameranın varlığından haberdar olup olmadığı, kamerayı fark ettiği izlenimini uyandıracak bir sözünün ve davranışının bulunup bulunmadığı, çekim yapan cihaza ısrarla bakıp bakmadığı ve odaklanıp odaklanmadığı, özetle görüntülerinin bilgisi dahilinde kaydedilip kaydedilmediği hususları açıklığa kavuşturulup, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak, sanık hakkında TCK’nın 134. maddesinin 1. fıkrasındaki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi,
2- Sanık ...’nın, katılanın cinsel mahremiyetine ilişkin özel görüntülerini katılanın eşine gönderdiğine dair ikrarı, tanık ...’ın, sanıkla ağabeyinin cinsel ilişkiye girdikleri anı gösteren görüntünün WhatsApp adlı uygulama üzerinden sanık tarafından önce kendisine, bir süre sonra da ağabeyinin eşine gönderildiğine dair yeminli anlatımı, sanığın kullanımındaki cep telefonundan tanık ...’ın kullamınındaki cep telefonuna WhatsApp adlı uygulama üzerinden 14.10.2014 tarihinde gönderilen “Video duruyor mu demiştin, bende, istiyorsan al” biçimindeki mesaj, dosyada mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, sanığa yüklenen TCK’nın 134. maddesinin 2. fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun sübut bulduğu ve sanığın anılan suçu TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında zincirleme şekilde işlediği gözetilmeksizin, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.