Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ..., ...'nın mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii ve katılan vekili, sanıklar ... ve ...'in mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yetkilisinin sanık ... olduğu .Sanayi Nakliye İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ile yetkilisinin sanık ... olduğu . Otomotiv Gıda İnşaat Taahhüt Nakliye Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kurduğu. Evleri Adi Ortaklığın, .Konut Yapı Kooperatifi ile düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve daire karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları, bu şekilde inşaat yapımını üstlenen ortaklığın, 18/03/2011 tarihli sözleşme ile sıva, boya ve küpeşte işlerini taşeron olarak sanık ...'in yüklendiği, bu sözleşmeye göre taşeron işçisi ...'in, bina içinde merdiven ile pencere arasına koyduğu kalasların üstünde sıva işi yaparken, dengesini kaybederek 2. kattaki pencereden aşağı düşerek öldüğü olayda;
(I) Sanıklar . ile ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sair, sanıklar müdafiinin kusur durumuna ve müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerekiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
18/03/2011 tarihli sözleşme ile ... güvenliği tedbirlerini almaktan yüklenici sorumlu tutulmuşsa da, yüklenicinin bu konuda uzmanlaşmış bir firma sahibi olmadığı dolayısıyla işi profesyonelce idare edemeyeceği gibi ... güvenliği konusunda mevzuat kapsamında ehil bir kimseyi görevlendirmediği bu sebeple de işveren firmanın tamamen sahadan çekilmediği, işin yürütülmesi esnasında taşeron üzerinde denetiminin dolayısıyla da yetki ve sorumluluğunun devam ettiğinin anlaşıldığı,İşveren firmanın, mesleği teknik öğretmenlik olan sanık ...'ı, şantiye şefi olarak tayin ettiği, olay tarihinde yürürlükte bulunan 27787 numaralı ve 16/12/2010 Resmi Gazete yayım tarihli Yapı Müteahhitlerin Kayıtları ile Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmeliğin 10.maddesinin 14.fıkrasına göre teknik öğretmenin şantiye şefi atanabilmesi için şantiye alanının 2000 metrekarenin altında olması gerektiği, olaya konu şantiyenin bu büyüklüğün çok üzerinde olduğu gözetildiğinde, işin yapımının mühendis yahut mimar bir şantiye şefi gözetiminde yapılması gerekirken mevzuata uygun ehil kimse görevlendirmeyen sanıklar ... ve ...'ın çalışmayı işçilerin insiyatifine terk ederek, denetim görevini yerine getirmediklerinden tali kusurlarıyla ölüme sebep olduğu anlaşılmıştır.5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesinin son cümlesi uyarınca, cezası ertelenen sanıklar hakkında belirlenecek denetim süresinin hapis cezası miktarından az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 6. fıkrasındaki ''1 yıl'' ibaresinin kaldırılarak yerine ''2 yıl'' ibaresinin getirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
(II) Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin ceza miktarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Taşeron olarak işi üstlenen diğer sanık ...'ın sanık ...'in işin sorumlusu olduğunu bildirdiği, sanığın da kendisini dayısı .Sanayi Nakliye İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi yetkilisi sanık ...'ın inşaatın işlerini yürütmesini için görevlendirdiğini beyan ettiği gözetildiğinde sanığın, ... sağlığı güvenliğine ilişkin gördüğü eksiklikleri, firma yetkilisine bildirmekle yükümlü olmasına karşın aksine davranışlarıyla, tali kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği olayda;5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesinin son cümlesi uyarınca, cezası ertelenen sanık hakkında belirlenecek denetim süresinin hapis cezası miktarından az olamayacağının gözetilmemesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 6. fıkrasındaki ''1 yıl'' ibaresinin kaldırılarak yerine ''2 yıl'' ibaresinin getirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
(III) Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin ceza miktarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin kusur durumuna, hükümde çelişki bulunduğuna dair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
18/03/2011 tarihli sözleşme ile ... güvenliği tedbirlerini almaktan yüklenici sorumlu tutulmuşsa da, yüklenicinin bu konuda uzmanlaşmış bir firma sahibi olmadığı dolayısıyla işi profesyonelce idare edemeyeceği gibi ... güvenliği konusunda mevzuat kapsamında ehil bir kimseyi görevlendirmediği bu sebeple de işveren firmanın tamamen sahadan çekilmediği, işin yürütülmesi esnasında taşeron üzerinde denetiminin dolayısıyla da yetki ve sorumluluğunun devam ettiğinin anlaşıldığı,İşveren firma tarafından ... takibi açısından yetkilendirildiği anlaşılan işveren firmanın şantiye şefi sanığın ... sağlığı güvenliğine ilişkin gördüğü eksiklikleri, firma yetkilisine bildirmekle yükümlü olmasına karşın aksine davranışlarıyla, tali kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği olayda;5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesinin son cümlesi uyarınca, cezası ertelenen sanık hakkında belirlenecek denetim süresinin hapis cezası miktarından az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 6. fıkrasındaki ''1 yıl'' ibaresinin kaldırılarak yerine ''2 yıl'' ibaresinin getirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
(IV) Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafinin kusur durumuna, hükümde çelişki bulunduğuna dair temyiz itirazlarının reddine; ancak;Sanık ...'in, sıva, boya ve küpeşte işlerinin yapımını yüklendiği, işveren firma ile aralarında akdedilen 18/03/2011 tarihli sözleşme ile ... sağlığı güvenliği tedbirlerini almak hususunda sorumluluğu da üstlendiği, çalışanların eğitim almalarını, ... taramalarından geçmelerini, çalışma emniyetini tehlikeye sokmayacak ekipman bulundurulmasını, mevzuata uygun platform bulunmayan inşaatta yüksekte çalışmaları sırasında çalışanlara emniyet kemeri temin ederek, yüksekte çalışma esnasında düşmeyi önleyici tedbirleri alarak çalışmalarını sağlaması gerekirken, aksine davranışlarıyla, asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı olayda;
5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesinin son cümlesi uyarınca, cezası ertelenen sanık hakkında belirlenecek denetim süresinin hapis cezası miktarından az olamayacağının gözetilmemesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 6. fıkrasındaki ''1 yıl'' ibaresinin kaldırılarak yerine ''2 yıl'' ibaresinin getirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.