Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 30/10/2014 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki "...... avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK'nın 237/2. maddesine göre Hazinenin kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/12/1986 tarih ve 477/634, 21/09/1992 gün ve 225/236 ile 12/06/2001 gün ve 177/119 sayılı Kararları ile uyum gösteren Daire kararlarında da açıklandığı üzere, fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanıkların sorguları yapılıp savunmaları saptanmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesine yanlış anlam verilerek sanıkların sorguları yapılmadan, delil takdiri yapılarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi - E. 2014/11638 - K. 2018/5687
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2014/11638 |
| Karar No | 2018/5687 |
| Karar Tarihi | 13.09.2018 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat