2863 sayılı Kanunun 74/2,5237 sayılı TCK'nın 35,62,51,53,54 maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Emniyete, Akkavuk tepesinde kazı yapıldığının ihbar edilmesi üzerine, suç tarihinde emniyet görevlilerinin bahse konu tepeye gittiklerinde, sanıkları adli emanete kayıtlı kazma küreklerle kazı yaparlarken yakaladıkları, kazılan alanın 3 metre uzunluğunda, 1 metre genişliğinde olduğunun tespit edildiği, dosya içerisinde mevcut arkeolog bilirkişinin raporuna göre, suça konu yerin sit alanı olmadığı, hiçbir şekilde tarihi, kültürel ve sanatsal bir materyal ihtiva edebilecek bir kültür toprağına ve kültür katmanına sahip olmadığı, kazı yapılmak suretiyle açılmış “L” şeklinde 9 metre boyunda, 1 metre genişliğinde tesviye edilmiş bir alan bulunduğu, ayrıca 1 metre çapında ve 30-40 cm derinliğinde bir çukur daha bulunduğunu, çukurun derinliklerinin define bulmak için yeterli seviyede bulunmadığının bildirildiği anlaşılmış ise de,
Sanıkların, sit alanı veya 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olmayan yerde, olay yeri tespit tutanağına göre, 3 metre uzunluğunda, 1 metre genişliğinde kazı yapmaları karşısında, eylemlerinin suç tarihine göre, lehe olan 5728 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesine temas eden suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, sanıklar hakkında, hatalı nitelendirme ile eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/4 maddesi gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenmiş sanıklar hakkında TCK 53/1 maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin 6. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak,
hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.