1)Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında;
a) Dolandırıcılık suçundan asli dava zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına ilişkin
b)Sahtecilik suçlarından beraatlerine ilişkin.
2)Sanıklar ... ve ... için;
a) Dolandırıcılık suçundan asli dava zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına ilişkin.
b)765 sayılı TCK’nun 342/1,80,59/2,31. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve üç yıl müddetle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ilişkin.
3)Sanık ... için;
a)Dolandırıcılık suçundan asli dava zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına ilişkin
b)765 sayılı TCK’nun 342/1,80,59/2,31. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve üç yıl müddetle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ilişkin.

Katılan ... vekilinin 20.01.2010 gün ve 2701 sayılı bakanlık oluruna dayanarak 25.01.2010 havale tarihli dilekçesiyle tüm sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış olan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in mahkümiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinden vazgeçtikleri

anlaşılmakla, katılan vekili yönünden resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beraatlerine, dair hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:

I-Sanıklar ..., ... ve ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik sanık ... ve müdafi ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar ... ve ...'nun, mali müşavir olan sanık ... ile birlikte iştirak iradesi ile hareket ederek adı geçen sanığa "KDV İadesi Tasdik Raporlarını" onaylatarak gerçekte ihracaat yapılmadığı halde sahte belgelere dayanarak ihracaattan dolayı KDV iadesi almaktan ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin, sanık ...'in mali müşavir oluşu nedeniyle 3658 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca görevi sırasında ve görevi sebebiyle işlediği suçlardan dolayı devlet memuru gibi cezalandırılacağından, bu sanık ile iştirak eden diğer sanıkların eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nun 339/1.(5237 sayılı TCK’nun 204/2.) maddesine uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan Yasanın 342/1. maddesi gereğince eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış ve aynı nedenle zamanaşımının gerçekleştiğine ilişen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Bozmaya uyularak toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... ve müdafi ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beraatlerine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı, sanık ... yönünden 26.12.2001, sanıklar ..., ... ve ... yönünden ise 28.11.2001 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ... ve ....'ın hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.