SUÇLAR: Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
Sanık ...'ın, mağdur ...'in dayısı ve üçüncü derece dahil kan hısımı olması nedeni ile atılı suçun faili olabileceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1)Sanık ... hakkında verilen beraat kararına ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılan vekilinin, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nın 234/1 maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kalması nedeniyle ceza muhakemesi şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması zorunlu olduğundan, öncelikle uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile,
maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve atılı suçun bu kapsamda olması karşısında, bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına, sanık aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. madesi gereğince BOZULMASINA, 07.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.