Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-02.06.2015 tarihli ev arama, el koyma ve yakalama tutanak içeriği, bu tutanağı düzenlenmesine iştirak eden ve kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenen polis memurunun beyanı ile tüm dosya kapsamına göre;
Bir başka soruşturma kapsamında alınan mahkeme kararı doğrultusunda sanığın ikametine arama yapmak için gidildiği, kolluk görevlilerinin kapı ziline bastığı sırada sanığın evinin penceresinden sert bir cisim atıldığının görüldüğü, bu cisim bulunduğu yerden alındığında suça konu tabanca ile yanında 20 adet fişeğin olduğunun tespit edilmiş olduğu olayda; suça konu tabanca ve fişekleri bulundurduğu anlaşılan sanığın eyleminin 6136 sayılı Yasa'nın 13/3.maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde beraatına hükmolunması,
2-(1) no.lu bozma nedenine göre de;
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/04/2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan " ... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış... " ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.