SUÇLAR: Hakaret, tehdit, kasten yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık ...’a isnat edilen TCK'nın 106/1-1.cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanık ...’ın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Kabule göre ise;
a) Sanık ...’nın, bir suç işleme kararı kapsamında, değişik zamanlarda katılan ...’a mesaj göndererek tehdit etmesi karşısında, sanık ... hakkında tehdit suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanıkların savunmalarında ilk karşı tarafın hakaret ve tehdit içeren mesajlar attığını beyan etmiş olmaları karşısında, olayda ilk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığının belirlenmesi ve belirlenememesi halinde ise; sanıklar lehine olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit ve kasten yaralama suçları yönünden sanıklar hakkında, TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Dosya içerisindeki katılan ... hakkında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim edilen 03/10/2016 tarihli geçici raporda tespit edilen bulguların yaşamında tehlikeye neden olduğunun ve 08.10.2014 tarihli kesin raporda katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının belirtildiği, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 16.10.2014 tarihli raporunda ise katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şeklinde yaralandığının belirtildiği, düzenlenen raporlar arasında çelişki olması nedeniyle katılana ait tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte temin edilerek Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kuruluna gönderilip, müştekinin yaralanmasının niteliği hususunda, TCK'nın 86 ve 87. maddeleri kapsamında duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor alındıktan sonra, sanık ...’nın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
d) Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253/1-b-3. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu,
e) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.