SUÇLAR: Tehdit, sair tehdit, kasten yaralama, hakaret

HÜKÜMLER: Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, temyiz isteğinin reddi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

A-Sanık ...'a yükletilen sair tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen karara yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin 21/02/2014 gün ve 2013/35 Esas, 2014/86 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın istem gibi ONANMASINA,

B-Sanık ...'e yükletilen hakaret eyleminden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm ile sanık ...'ya yükletilen kasten yaralama eyleminden kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesine gelince;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C-Sanık ...'a yükletilen tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

2-Kabule göre de;
Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi ve tanık beyanı da bulunmaması karşısında, tehdit eyleminin gerçekleştiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıkça gösterilip tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.