SUÇLAR: Birden fazla kişi ile birlikte tehdit, tehdit, iftira

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

A-Sanık ...'e yükletilen iftira ve birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen iftira ve birden fazla kişi ile birlikte tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamına göre sanığın birden çok müştekiye karşı gerçekleştirdiği iftira eyleminin bu kapsamda değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi gereğince verilecek cezanın, aynı Kanun'un 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1. maddesine göre artırılması gerektiği gözetilmeden, eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık hakkında iftira ve birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçlarından kurulan hükümlerde TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılıkların, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların karardan çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA,

B-Sanık ...'a yükletilen tehdit eylemi ile sanık ...'e yükletilen birden fazla kişi ile birlikte tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;

1-Sanık ...'a yükletilen tehdit suçu yönünden; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

2-Kabule göre de;

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri yönünden engel sabıkası bulunmayan ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanan sanık ... hakkında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

3-Sanık ...'in tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK'nın 106/1-1. cümlesine uyan suçun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.