Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
1. Sanık ...’ın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği, dolayısıyla CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın mahkemede alınan savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiği, dosya içerisinde KEMT varakasının bulunmaması karşısında zarardan haberdar edilmediği cihetle, sanığa dava konusu eşyanın Gümrük İdaresince hesaplanacak "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve makul süre verilmek suretiyle ödeme için imkan tanınması ile sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken "sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; adli sicil kaydına göre yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı bulunan, dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliği tespit edilemeyen sanık hakkında ''sanığın yargılama sürecindeki davranışlarına göre'' TCK'nun 62. maddesi gereğince cezasının indirilmesine karar verildiği görülmekle, "daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması göz önüne alınarak suç işlemeyi alışkanlık haline getirdiği ve sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından” şeklinde dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3. Ele geçen eşyanın niteliğine ve suç tarihine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. Dava konusu ele geçirilen kaçak sigaralar hakkında 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollaması ile TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK'nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
6. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücreti takdir edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkın gözetilmesine 25.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.