Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.02.2015 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki otomobil ile davalı ...’ın idaresindeki ve davalı ...Ş. nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davacının aracının davalı ...Ş. nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. yönünden maddi tazminata ilişkin talebini 10.714,93 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde, davaya konu kazada kusurunun bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın maluliyet tazminatı nedeniyle müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline yaptığı başvuru üzerine davacıya 01.12.2015 tarihinde 11.792,85 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkilinin davacıya karşı başka bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23.01.2019 tarihli rapora göre davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 27.04.2018 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 6,1 oranında, geçici iş göremezlik süresinin ise 6 ay olduğunun tespit edildiği, yargılama sırasında alınan 09.09.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davalı ... tarafından davacıya yapılan kısmi ödemenin güncellenmiş halinin hesaplanan tazminattan mahsup edildiği, bu hesaba göre davacı için 10.714,93 TL bakiye tazminat hesaplandığı, söz konusu zarardan davalı sürücü ile karşı aracın ZMS sigortacısı olan davalı ...Ş.'nin sorumlu olduğu, davalı ...Ş'nin ise sigorta poliçesinin tarafı olmadığından meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı tarafından davalı ...Ş.'ye yönelik açılan davanın reddine, 10.714,93 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 08.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...Ş. yönünden 01.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı ...Ş.’nin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına), 6.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 08.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davacının sağlık raporlarından da görüleceği üzere ekonomik geleceğinin sarsıldığını, meslekte kazanma gücünü kaybettiğini, kaza sonrasında davacının yaşamının ilerleyen dönemlerinde iktisadi kazanç kaybına uğrayacağını, yapılan hesaplamalar ve hükmolunan maddi tazminat tutarının hukuka uygun olmadığını beyan etmektedir.

Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması sebeplerine dayalı maddi tazminat ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu ile davacının kazadan kaynaklanan yaralanması sebebiyle hesaplanan tazminat miktarının isabetli olduğu, davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına ilişkin delilin bulunmadığı, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının kaza tarihi, tarafların kusur durumu, davacının yaralanma derecesi ve tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde uygun olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.