SUÇLAR: Yaralama, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın tehdit ve uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 86/3. maddesinde düzenlenen yaralama suçunu farklı zamanlarda işlediği belirlenerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulma haklarının hatırlatılmadığı ve bağışık tutulma talebi de bulunmadığı halde hükmün açıklandığı 16.09.2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

2- Kabule göre ise,

a-Sanığın, mağdura telefonda tehdit içerikli sözler söylediğinin iddia edilmesi, sanığın suçu kabul etmemesi ve dosya kapsamında tanık beyanının da bulunmaması karşısında, hangi delillere göre tehdit suçunun işlediği kararda gösterilmeden, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,

b-Mahkemece bozma sonrası gerekçe gösterilerek sanığın tehdit suçunu işlediğinin kabulü halinde;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

c-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.