SUÇLAR: Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 5271 sayılı CMK.nın 217. maddesinin birinci fıkrasında “Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanunun 210. maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, sanığın, müştekinin rızasıyla evine gelip kaldığını, atılı suçları işlemediğini savunması karşısında, sanığın savunmasında belirttiği hususlar konusunda ve maddi hakikatin ortaya çıkarılması açısından mağdur ... ve tanık Gamze usulüne uygun şekilde duruşmaya davet edilerek duruşmada dinlenmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;

2- Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/4. maddesi göz önüne alınarak aynı Kanunun 53/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

3- Kasten yaralama suçunun silahla işlendiği kabul edildiği halde buna dair uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK.nın 86/3-e yerine 86/3-a olarak gösterilmesi,

4- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK.nın 109. maddesinin hangi fıkra hükmünün uygulandığının gösterilmemesi suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,

5- Dosya kapsamına göre; müşteki ... ile sanık ...' m arkadaş olup olay günü birlikte sanığın evine gittikleri, müştekinin ilişkilerini bitirmek istediğini söylemesine sinirlenen sanığın müştekiye "onu çok sevdiğini, ayrılamayacağını" söyleyerek tartışmaya başladığı, sanığın ele geçirilemeyen bıçakla müştekinin koluna çizikler atarak müştekiyi yaralaması üzerine müştekinin evden gitmek istediği, kapının kilitli olması nedeniyle kapıyı açamadığı, sanığın da kapıyı açmayarak müştekinin dışarı çıkmasına engel olduğu, sabaha kadar ilişkileri hakkında konuşup ayrılma kararı aldıktan sonra sanığın mağduru evinin önüne bıraktığı kabul olunan olayda sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen zor kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

6- TCK.nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde serbest bırakılması gerektiği, dosyada sanığın mağdureye zarar verdikten sonra serbest bıraktığının anlaşılması karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK.nın 110. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.