SAYISI: 2020/235 Esas - 2021/426 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nun sürücüsü, ...'nun işleteni olduğu aracın 10.04.2020 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketinin diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(ZMSS) ile teminat altına aldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin 30 yıllık kaynakçı ustası olduğunu, kaza tarihi itibariyle asgari ücretin üzerinde kazancının olduğunu, meydana gelen kaza sonucu kalıcı sakatlığa maruz kalmasının müvekkilinin çalışma hayatını ve iktisadi geleceğini tehlikeye soktuğunu, davalı ... şirketine maddi tazminata ilişkin başvuru yapıldığını ancak davalı tarafça herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 500,00 TL maddi tazminatın (400 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL bakıcı gideri) davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini toplam 152.414,87 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalının kusurunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacı kask ve koruyucu tertibat takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; Sosyal Güvenlik Kurumunun(SGK) davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını, araç maliki olan ...'nun manevi tazminat sorumluluğu olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat davasının kabulüne, 112.903,37 TL sürekli iş göremezlik, 32.006,85 TL geçici iş göremezlik, 7.504,65 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 152.414,87 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 08.09.2020 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 10.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 10.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2022 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davacının davalılar ... ve ...'da bulunan 177.414,87 TL alacağından dolayı teminatsız olarak ilgili borçluların menkulleri ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Davalı ... ve ... vekili tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2022 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve 21.01.2022 tarihli ara kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ... vekilinin Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/235 Esas sayılı dosyasında verilen 21.01.2022 günlü ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara karara yönelik yapmış oldukları istinaf başvurularının kabulüne, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2. maddesi gereğince, Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/235 Esas sayılı dosyasında verilen 21.01.2022 günlü ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara kararın kaldırılmasına, itiraz eden davalılar ... ve ... vekilinin itirazının kabulü ile; Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/235 Esas sayılı dosyasında 07.01.2022 günlü aleyhine ihtiyati haciz istenen ... ve ... adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki her türlü hak ve alacakları üzerine konulan ihtiyati haciz kararının tümü ile kaldırılmasına, davalılar ... ve ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararının esasına yönelik yapmış oldukları istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2021 tarih ve 2020/235 Esas, 2021/426 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat davasının kabulüne, 112.903,37 TL sürekli iş göremezlik, 32.006,85 TL geçici iş göremezlik, 7.504,65 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 152.414,87 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 08.09.2020 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 10.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 10.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin maluliyet oranının hatalı yönetmeliğe göre belirlendiğini, maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, SGK'nın davaya dahil edilmesi gerektiğini, hesaplamaya esas alınan gelirin fahiş olduğunu, davacının çalışma gücünü ölümüne kadar muhafaza etmeyeceğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu, ihtiyati hacze yönelik itirazın kabul edilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmediğini, istinaf aşamasında maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davalılar ... ile ...'nun sürücüsü ve işleteni olup diğer davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1. Davalılar ... ve ... vekilinin temyizi yönünden;
Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davalılar vekili ile; davalı asıllar tarafından, vekillerine hitaben yazılan 05.05.2022 tarihli dilekçelerle temyiz isteminden feragat ettiklerini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmişlerdir.
Bu durumda, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir.

2. Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'ya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.