Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Dairemizin 2015/14524 esas, 2017/8394 sayılı 20/03/2017 tarihli ilamının 1 nolu bendinde; "Sanığın, katılanın cep telefonuna gönderdiği iddia ve kabul olunan“çok para yediniz, siz zimmetle yargılanacaksınız”, “2-3 gün sonra iddianamenizi ve bilirkişi raporunuzu yayınlayacağım siz mahkemede zimmetle yargılanacaksınız, ... Salih’i tehdit artık sizi kurtarmaz, ... hem sizin hem de bizim yargılanmamızı savcılık iddianamesiyle açıklayıp gündeme getireceğim” biçimindeki mesajların suç oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması," şeklinde gerekçe bulunması ve Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara ve bozma ilamının 1 nolu bendine uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,

2-Kabule göre ise;

a-Sanığın katılana gönderdiği iddia ve kabul olunan mesajların TCK' nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması,

b-TCK' nın 106/1-1 .maddesinde düzenlenen tehdit suçunun alt sınırının 6 aydan olarak düzenlendiği gözetilmeden alt sınırdan daha az ceza tayini,
c-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK' ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla " basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında; temyiz incelemesi yapılan ve CMK' nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa' nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK' nın 7 ve CMK' nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.