Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından, Anadolu 3. İş Mahkemesi'nin 08.07.2013 tarihli kıdem tazminatı ve fer'i alacaklarının tahsiline ilişkin ilamına dayalı olarak, borçlu Şirket aleyhine 01.08.2013 tarihinde ilamların icrası yolu ile takibe başlanmıştır. Borçlu vekili İcra Dairesi'ne başvurarak, 27.11.2012 tarihli tedbir kararı gereğince takibin durdurulmasını talep etmiş, bu istemin reddi üzerine de, İcra Mahkemesi'ne başvurmuştur. Mahkemece, takip konusu ilam karar tarihinin, tedbir karar tarihinden sonra olması nedeniyle istemin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.11.2012 tarih ve 2012/1427 E. sayılı tedbir kararı ile; borçlunun iflasının ertelenmesi davası sonuçlanıncaya kadar, davacı Şirket aleyhine İİK'nun 179/b maddesindeki sınırlamalar dikkate alınmak suretiyle, 6183 sayılı Kanun'a göre yapılacak takipler de dahil olmak üzere açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, İİK'nun 206. maddesinin 1.sırasında yazılı alacaklar için ihtiyati tedbirin uygulanmamasına karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 179/b maddesi hükmü gereğince iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Ancak 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
İİK'nun 206. maddesinin birinci sırasında ki alacağın; ''İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları'' olduğu belirtilmiştir. Bu madde de yazılı olan "iflasın açılmasından önce ki bir yıl ifadesiyle; belirlenen sürenin HGK'nun 2008/12-657 Esas ve 662 sayılı kararında belirtildiği gibi, iflasın ertelenmesinde, erteleme kararının verildiği tarihten önceki bir yıl olarak kabulü gerekmektedir.
Somut olayda, takibe konu ilamın maaş alacağı, fazla mesai ücreti ve fer'ilerine ilişkin olduğu, İflasın ertelenmesi davası devam ederken 27.11.2012 tarihinde yukarıda yazılı içerikteki tedbir kararı verildiği, alacağın tahakkuk tarihinin ilam karar tarihi olan 08.07.2013 olduğu, tedbir kararı en az, iflasın ertelenmesi kararı tarihine kadar devam edeceğinden, anılan alacağın İİK'nun 206. maddesinin birinci sırasındaki alacaklardan olduğu ve dolayısıyla tedbir kararının istisnası kapsamında kaldığı nazara alınarak şikayetin reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.