Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti Hazineye ait taşınmazların satışlarının ... Başkontrolörleri tarafından incelenmesi sonucunda düzenlenen raporlarda, davalıların eylem ve işlemleri nedeni ile bazı taşınmazların emlak değerlerinin altına satılması sonucunda 36.346,80 TL, aynı yer ve vasıftaki bazı taşınmazların da farklı fiyata satılması sonucunda 8.992,13 TL olmak üzere toplam 45.338,93 TL hazine zararı oluşmasına neden olduklarının ortaya çıktığını, bu durumun idare tarafından davalılara yazılan yazılar ile bildirildiğini ve kendilerinden oluşan hazine zararının ödenmesinin istendiğini, ancak davalıların bu isteme itiraz ettiklerini ve bugüne kadar da herhangi bir ödeme yapmadıklarını, Kırklareli Merkez, ... Mahallesi 10 98... parsel, 10 61... parsel, 12 70... parsel, 10 61... parsel, 9 29... parsel, 9 29... parsel, 9 29... parsel 10 98... parsel ve ... Mahallesi 6 94... parsel, 12 13... parsel numaralı taşınmazların satış değerleri, emlak vergi değerlerinin altında belirlenerek ve satışları bu değerler üzerinden yapılarak taşınmazların rayiç bedelin altında satıldığını, bunun yanında ... mahallesinde bulunan arsa vasıflı 10 54..., 4,5,6 parsel sayılı taşınmazların satışında ise, bu taşınmazların aynı yerde ve aynı vasıfta olmalarına rağmen 3 ve 6 numaralı taşınmazların, 4 ve 5 numaralı taşınmazlardan daha düşük bedelle satıldığını, sözü edilen taşınmaz satışları sonucunda hazinenin zarara uğradığını, ... Mahallesi 10 54... ve 6 parsel sayılı taşınmazların ihalesine birden fazla kişinin teminat yatırmasına rağmen bir kişinin ihaleye girdiğini, davalıların yasal düzenlemeye uygun işlem yapmadıklarından Hazinenin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, ihale kararlarını alan ... Müdürü ..., ... Müdür Yardımcısı ... ve ... Şefi ... ile bu ihaleleri onaylayan ... Yardımcısı ... ve Defterdar ...'nin bu zararlardan sorumlu olduklarını belirterek toplam 43.338,93 TL kamu zararının yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı asıl ... cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yersiz ve hukuki bir temelinin bulunmadığını, dava konusu olaya ilişkin başlatılan ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, komisyonda hiç bir zaman yer almadığını, iddia edilen zararın şahsı ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazların ihale yolu ile satışına dair kararlardaki sorumluğun defterdar yardımcısı olarak ihale kararlarında ita amirine uygun görüşle arz ettiğini, uygunluğun sadece komisyonun yasaya uygun bir şekilde teşkil ettirdiğine dair bir tasdik olduğunu, uygun görüşle arz eden yöneticinin ihale kararı ve ihalenin diğer aşamalarında yaptırım gücünün bulunmadığını, uygun görüşle arz eden kişinin kusur, ihmal ve tedbirsizliğinden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı asıl ... cevap dilekçesinde; söz konusu ihaleye herhangi bir sıfatla ilgili makamın müdahalesinin olmadığını, hiç bir zaman defterdarın kıymet komisyonu takdiri kararı varken emlak vergisinin birim değerini kontrol etmediğini, o görevin ... Müdürlüğü personeline ait olduğunu, taşınmaz malların satış işlemlerinin yasa ile ilgili mevzuata uygun yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, iş bu davada öne sürülen iddia ve taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi maddi gerçeği yansıtmadığını, taşınmazların rayiç bedelleri bildirilirken belirlenen değerlerde ciddi çelişkiler olduğunu, Kırklareli Belediye Başkanlığından alınan emlak değerlerinin doğruluğunun, Maliye Bakanlığının bu amaçla çıkartmış olduğu asgari arsa ve arazi metrekare birim değerleri ile dahi karşılaştırılmadan zararın doğduğu yönünde kanaat açıklandığını, davacı tarafın faiz isteminin haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar tarafından Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesisi, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği'nin 8 inci maddesine aykırı olarak emlak vergisi beyannamesinde gösterilen değerden daha düşük bir bedelle dava konusu taşınmazların ihale yoluyla satıldığını, dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hususun ihale satış değerini belirleme biçimi olması gerekirken dosya kapsamında alınan raporlarda bu hususun tartışılmadığını, her bir taşınmaz için kamu zararı olup olmadığının özel olarak değerlendirilmesi gerektiğini, her bir kıymet takdiri raporunun ayrı bir idari işlem olduğunu, 6 94... parsel sayılı dava konusu taşınmazın ... 18. Sokak ve ... 6. Sokağa cepheli olduğunu ve 2002 yılı Arsa ve Arazi Asgari Birim m2 Değeri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında fahiş fark olduğunu, bilirkişilerce Hazine zararı olmadığı tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, 10 54..., 4,5,6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden emlak vergisi beyannamesi bulunmadığı gerekçe gösterilerek Asgari Arsa ve Arazi Birim Değerlerine kıyasla rapor düzenlenmesinin yerinde olmadığını, bu taşınmazlara ilişkin emlak vergi değerlerinin mevcut olduğunu, ayrıca 10 54..., 4,5,6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 2,29... inci maddeleri gereğince ihale kararlarının iptalinin değerlendirilmesinin gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmazların ihale ile satılmasına ilişkin davalılar tarafından yapılan satış işlemlerinde davacının zarara uğradığı iddiasına ilişkin kurum zararının tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.