Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'ın eşi ...'ın sürücü konumunda bulunduğu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan traktörün ters dönmesi sonucu kaza neticesinde vefat ettiğini, vefat neticesinde müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, davalı tarafın ... Yönetmelik'in 9. maddesi gereğince işletenlerin neden olduğu bedensel zararlar için kişi başına sakatlık ve ölüm halinde kaza tarihi itibariyle trafik sigorta limiti dahilinde bedeni teminat sağlaması gerektiğini, davalıya ödeme yapması için 20.10.2017 tarihinde başvurulduğunda alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle talebin reddedildiğini belirterek şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.10.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada sürücünün kendi kusuru ile kaza sırasında vefat ettiğini, müvekkili kuruma başvuru tarihinde 8 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, sürücünün vefatının trafik sigortası teminatına girmediğini, poliçelerden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun desteğin kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 150.000,00 TL olduğunu, müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını belirterek müvekkili şirket aleyhine açılmış davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasının kabulüne, davacı ... için toplam 150.000,00 TL maddi tazminatın 02.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazada davacı desteği %100 kusurlu olduğundan davacının tazminat talep etme hakkı olmadığını, yeterli ehliyete sahip olmadığından desteğin müterafik kusuru bulunduğunu, hesaplama yapılırken müteveffanın anne babasının sağ olması halinde onların paylarının da hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda, murisin vefat ettiği tarihte annesinin hayatta olduğu ve 20.09.2015 tarihinde vefat ettiği nüfus aile kaydı ile sabittir. Hükme esas alınan aktüer raporda, dava dışı annenin hayatta olduğu dönem için kendisine pay ayrılmadığı anlaşılmıştır. Dairemizce yukarıda belirtilen pay esasına göre desteğin annesinin ölüm tarihine kadar ona da pay ayrılması ve tazminat hesabında gözönüne alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece; Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle, davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.