Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

1. Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı ve dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının da bulunmadığı dikkate alındığında, CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği ve karar yerinde 5271 sayılı CMK'nun 231/6-(b) bendinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin bir değerlendirmede yapılmadığı nazara alınarak; dava konusu eşya için kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilmesinin ardından eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler miktarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanununun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken "Sanık hakkında daha önceden kasten işlemiş olduğu suçlar nedeni ile mahkumiyet kararları verilmiş olmasına rağmen sanık yine suç işlediğinden sanığın ilerde suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından ve meydana gelen zarar giderilmediğinden" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2. Hüküm fıkrasında temel ceza belirlenirken "takdiren ve teşdiden" ifadesi kullanıldıktan sonra yazılı biçimde alt sınırdan uygulama yapılması,

3. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 62/1 maddesi yerine TCK'nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,

4. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 52/2 maddesi yerine TCK'nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,

5. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

6. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

7. Suç tarihine göre, sanığa atılı eylemin 15.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu suçtan doğrudan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olup kamu davasına katılma hakkı bulunduğu halde katılma talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 237/1. maddesine muhalefet edilmesi,

8. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.12.2011 yerine 2011 olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.