Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın hakkında tekerrür hükümleri uygulanan ilam nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu, bu nedenle TCK'nın 58/5275 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni olarak değerlendirilmeyerek yapılan incelemede:
1-Başka suçtan cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan vareste tutulma haklarının hatırlatılmadığı ve bağışık tutulma talebi de bulunmadığı halde hükmün açıklandığı 18/06/2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Görevsizlik kararı okunmadan sanığın savunması alınarak, CMK'nın 191/3-b maddesine aykırı davranılması,
3-Sanığa görevsizlik kararı okunmadan veya ek savunma hakkı verilmeden iddianamede yer almayan 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
4-Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.