SUÇLAR: Silahla tehdit, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat, temyiz isteminin reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen miktar itibarı ile kesin olan hükmün temyiz edildiği ve mahkemenin sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı yasaya uygun bulunduğundan, bu karara karşı yapılan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 315/2. maddesi gereğince REDDİNE, Yerel Mahkemenin ret kararının ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden suçtan zarar gören ve katılan sıfatı ile hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan ... vekilinin bu karara ilişkin temyiz inceleme isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
C-Sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında silahla tehdit ve yaralama suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanık ...’a yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının infazda gözetilebileceği,
2-Sanık ... hakkında silahla tehdit ve yaralama eylemlerinden verilen beraat hükümlerinin de usul ve Kanuna uygun bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
D-Sanık ... hakkında yaralama suçundan, sanık ... hakkında ise 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
1-Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamın engel oluşturmaması, dosyaya yansıyan ve talep edilen somut (maddi) bir zararın da bulunmaması karşısında, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmakla” biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizi yönünden;
a-Dosyada mevcut ekspertiz raporu içeriğinde, davaya konu yarı otomatik tabancanın namlusu içerisinde gaz dağılımını temin eden gaz ayırıcı parçasının bulunduğu, bu haliyle uygun çapta, özel şekil ve nitelikte fişekleri de atabileceği ancak orjinal halini muhafaza ettiğinin belirtilmesi, sanığın, silahın kuru sıkı olduğunu bildiğini söylemesi ve sanıkta özel yapım mermi de ele geçirilememiş olması karşısında sanığın, ele geçen tabancanın vasıflarını bilerek taşıdığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, sanığın beraati ile bizatihi suç teşkil eden tabancanın müsaderesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b-Kabule göre de;
aa-Sanığa ait ruhsatsız tabancanın, iş yerinde yapılan aramada ele geçirilmesi ve sanığın da tabancayı bir av bayiinden satın aldığını beyan etmesi karşısında, eylemine uyan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. madde ve fıkrası yerine anılan Yasanın 13/3. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine hükmedilmesi,
bb-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,sanık 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereği sanık ...’ın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 24/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.