Hükümlülük, müsadere, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 10.06.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.12.2011 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında;

1. Dairemizin 12.05.2014 tarihli 2013/19667 E-2014/9015 K. sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verilerek kesinleşen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2011/996 (E) ve 2012/289 (K) sayılı dosyasında sayılı dosyada suç tarihinin 21.07.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.11.2011 olduğu,

2. Halen derdest olan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/3 Esasında kayıtlı ve Dairemizin 07/12/2017 tarihli 2015/7269 E - 2017/10354 K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/268 (E) ve 2013/894 (K) sayılı dosyada suç tarihinin 15.05.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.05.2012 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen dosya yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 23.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.