HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göredosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Katılanlar ile sanıklar arasında kira nedeniyle anlaşmazlık olduğu, sanık ...’in olay öncesi tanık ... ile katılanlar arasında tartışma yaşandığı ve katılan ...’un tanık ...’nün boğazını sıkarken gördüğünü ve tarafları ayırdığı yönündeki anlatımı ile daha sonra olayı duyan diğer katılan ... ile konuyu görüşmek için çağırdıkları ve tarafların arasında tartışma çıktığını savunmaları karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

2-Sanık ...’e ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 106/2-c. maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,

3-Kabule göre de; sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 43/1-2 maddesi uyarınca ¼ oranında artırım yapılıp 2 yıl 8 ay 15 gün belirlenen hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 3 ay 2 gün yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 15 ay 2 gün olarak eksik ceza tayini
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.